TOKİ’nin 2023 hedefi 5,5 milyon insan

0

TOKİ’nin 2023 hedefi 5,5 milyon insan TOKİ Başkanı M. Ergün Turan ile Yeni Birlik Gazetesi Emlak Rotası’na özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sosyal konut projelerinin devamı gelecek mi? Türkiye çapında kaç sosyal konut projesine imza attınız?

TOKİ sosyal konut üreten bir kurumdur. Kuruluş amacı da esasen budur. Ürettiğimiz konutların yüzde 85’i sosyal konut niteliğindedir. Bu konutlar öncelikle dar ve orta gelir düzeyindeki vatandaşlarımıza arz ediliyor. Bu grupların içerisinde engelliler, şehit aileleri ve maluller ile emekliler için de ayrı bir kontenjan ayırmış durumdayız. Şehit aileleri ve görev malulleri için faizsiz konut kredisi kullandırıyoruz.

İdaremiz ilk kurulduğu yıllarda, 1984-2002 yılları arasında, güçlü iktidarların olmadığı, koalisyon hükümetlerinin olduğu yıllarda bu görevini tam icra edememiştir. 18 yılda sadece 43 bin konut üretmiştir. TOKİ için dönüm noktası 2002 yılıdır. 2002 yılında, 58. hükümetimizin “Planlı Kentleşme ve Konut Seferberliği” ile TOKİ yeni bir vizyonla işlevsel bir zemine taşındı. Bugüne gelindiğinde, Türkiye genelinde 740 bin konut rakamını aştık ve bugün 3 milyon insanımız TOKİ konutlarında yaşamını sürdürmektedir.

Dünden bugüne gelişen ve değişen çizgimizle ülkemizin geleceğini inşa etmeye devam ediyoruz. Ülkemiz, 2023 hedefleri doğrultusunda sağlıktan eğitime, alt yapı yatırımlarından sanayiye, büyük bir kalkınma hamlesi içinde gelişimini sürdürüyor. TOKİ olarak, vatandaşlarımızın en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılıyoruz. Ülkemizi 2023’e en hızlı şekilde hazırlamaya devam ediyoruz.

Piyasa koşullarında ev sahibi olması güç olan dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için yıllardır ‘bir dost eli’ yaklaşımıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Milletimizin idaremize duyduğu güven ve beklentinin ne kadar yüksek olduğunu da her daim tecrübe ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanında; ev hanımlarımızdan işçilerimize, meslek örgütlerinden emeklilere, her yaş grubundan tüm kesimleri kucaklayan bir anlayışla konut üretimlerimizi sürdürüyoruz.

“İnşa edeceğimiz konutların yüzde 40’ı kentsel dönüşüm olacak”

Kentsel dönüşüm oranını TOKİ olarak yüzde kaça çıkardınız? Kaç belediye ile ortak çalışılıyor? Kentsel dönüşümün bugünkü seyrinden memnun musunuz?

Deprem riski, nüfus artışı ve hızlı kentleşme şehirlerimiz için önemli bir sorundur. Özellikle gecekondular, çarpık ve kaçak yapıların dönüştürülmesi gerekmektedir. En büyük 10 şehri düşünürsek; toplam nüfusun yaklaşık yarısı bu şehirlerde yaşıyor. Önümüzdeki 20 yıl içinde ülke çapında yaklaşık 6,5 milyon konutun yıkılıp, yeniden inşasına ihtiyaç vardır. Ülkemizin farklı bölgelerinde yerel yönetimlerle işbirliği içinde 129 kentsel dönüşüm projesi başlattık. Başlattığımız 236 bin 366 konutluk kentsel dönüşüm projemizin 75 bin 761 konutunu tamamladık. Boş arsa olarak değerlendirilen bölgelerle birlikte tamamlanan projelerde bina yıkımımız yaklaşık 45 bin. Sürdürülen projelerde ise yaklaşık 55 bin gecekondunun yıkımını hedefliyoruz. Toplam yıkılmış olacak gecekondu sayısı yaklaşık 100 bin olacak. Bugüne kadar kentsel dönüşümle inşa ettiğimiz konutların oranı yüzde 15’dir.  Yeni kalkınma programı çerçevesinde önümüzdeki süreçte TOKİ olarak inşa edeceğimiz konutların yüzde 40’ını kentsel dönüşüm içerikli projeler oluşturacaktır.

Kentsel dönüşüme sadece fiziksel bir iyileştirme, ‘sağlam bina yapmak’ şeklinde bakmıyoruz. Sosyal, kültürel ve fiziki dönüşümü, bütünleşik temel unsurlar olarak ele alıyoruz. Yapılan üretimlerin, sosyal dokuya uyumluluğunu, tarihi ve kültürel geçmişi güçlü alanlarda kimliği zedelememesini, fiziki olarak güvenli ve mekansal açıdan sürdürülebilir olmasını önemsiyoruz.

TOKİ olarak Türkiye genelinde 55 milyon metrekarelik büyük bir alan üzerinde deprem riskinden kent estetiğine çok boyutlu bir Kentsel Dönüşüm hareketi yürütüyoruz. Sektör paydaşlarımızdan en önemli farkımız kamu yararı prensibiyle kar amacı gütmeden milletimize güvenli konutlar üretmek. Kentsel dönüşümde, gecekondu dönüşüm alanlarında toplumsal sorumluluk anlayışıyla çalışıyoruz. Hak sahibi olarak kabul edilen vatandaşların mağdur olmaması için büyük özen gösteriyoruz. Kar etmiyoruz, aksine kira yardımı gibi kolaylaştırıcı çözümlerle vatandaşlarımızı destekliyoruz, süreci sübvanse ediyoruz. Vatandaşlarımıza uygun koşullarda konut imkanı sunuyoruz.

“Şehirlerdeki en yüksek binalar TOKİ binaları olmayacak”

“Estetik yoksunluğu ve betonlaşma” eleştirilerine cevabınız ne oluyor? Projelerinizdeki yapı değişikliğinde aldığınız yol hakkında bilgi alabilir miyiz? 

TOKİ, ‘acil barınma ihtiyacına’ yanıt vermek üzere, dünün koşullarında görevini yerine getirmiş bir kuruluştur. 2014 yılı itibariyle idaremizi yeni beklentiler doğrultusunda yenilemeye ve daha bir atılım için güçlendirmeye ve üretim disiplinlerimizi tekrar tanımlamaya çalıştık. Bu tanımlamaları yaparken yol haritamızı halkımızla vatandaşlarımızla paylaştık: Az katlı konut üretimini esas alan yatay mimari yaklaşımla üretim yapacağımızı, nitelikleri artırılmış sosyal konut üretiminde ‘mutlak kalite’ prensibi ile çalışmanın TOKİ için ön koşul olduğunu açıklamıştık.

Bu iki temel koşulun yanı sıra bugün özel sektörümüzün yürüttüğü pek çok projeye esin kaynağı olduğunu gururla gözlemlediğimiz ‘mahalle konsepti’ ile üretim yapma hedefimizi ortaya koyduk.

Bize en çok heyecan veren hedef ise Yerel Mimari Uygulama projeleri oldu. Şehirlerimizin gelenek, tarih ve kültüründen mimarisine yansımış olan zenginlikten ilham alarak, TOKİ Yerel Mimari uygulama adıyla yeni bir konsept geliştirdik; bunu hayata geçirmenin gayreti içine girdik ve yenilendiğimiz üretim disiplinimizle, TOKİ tarihinin en aktif üretim süreçlerinden birini başlattık.

2014’den bugüne; geride bıraktığımız yaklaşık iki yıllık süre içinde, üretim aşamalarında büyük bir atılım yaparak, yeni bir üretim felsefesi ile binlerce konutu projelendirdik. İlk aşamada 17 şehirde, 19 ayrı projede, 10 bin yeni konutu, Yerel Mimari Uygulama konseptiyle projelendirdik. Nevşehir-Ürgüp’te 923 konutun yapımını tamamladık. İzmir-Çeşme’de bin 75 konutun yapımını bu yıl tamamlayacağız.

Megakent İstanbul projelerinin şu anki gidişatı hakkında bilgi alabilir miyiz?

20 bini aşan konut uygulamasıyla, İstanbul’daki en büyük konut bölgesi olan Kayabaşı’nda yeni üretimlerimiz hızla devam ediyor. Satışını yaptığımız 1 bin 500 konutun ardından 2 bin 512 adet yeni konutun inşaatına başladık. Beş etap halinde sürdürdüğümüz projemiz hızla yükseliyor. Bunun yanında 448 adet yeni konutun yer teslimini yaptık. En kısa sürede yapımına başlanacak. İstanbul için öncelikli hedefimiz yıllık 7 bin 500 rezerv olarak konut üretmek. Bu konutları da kentsel dönüşüm alanında kullanacağız. Pek çok şehrimiz gibi İstanbul’u da depreme hazırlamak durumundayız. Bu nedenle ‘Kentsel Dönüşüm’ çalışmalarında TOKİ bundan sonra daha aktif bir rol üstleniyor. İstanbul gibi kadim bir şehrin kentsel dönüşüm açısından projelendirilmesi, titizlik ve özel çalışma gerektiriyor. Başta İstanbul olmak üzere, bölgeye özel çalışmalar yürütecek İstanbul Hizmet Birimi oluşturduk. Üsküdar, Esenler, Bayrampaşa ve daha pek çok ilçede TOKİ Kentsel Dönüşüm projelerinin içinde yer alıyor ve bu artarak devam edecek.

Türkiye’de daha ne kadar konuta ihtiyaç var? Siz ne kadarını karşılamayı hedefliyorsunuz?

Türkiye’de konut talebini belirleyen önemli dinamiklerden biri demografik yapıdır. Türkiye nüfusu 2023 yılında yaklaşık 84 milyon, 2050 yılında da yavaş bir artış göstererek en yüksek değer olan 93 milyona yükselecektir.

Türkiye’de konut sahipliği göreceli olarak düşüktür. 2006 yılında konut sahipliği oranı yüzde 60,9 iken 2013 yılında bu oran az bir artışla yüzde 61 seviyesine çıkmıştır. Bugün ülkemizde konut arzı ile talebi birbirine yaklaşmış durumda. Yıllık yaklaşık bir milyonun üzerinde konut el değiştirmekte. Bu veriler ışığında ülkemizde yıllık yaklaşık 600 bin adet yeni konut ihtiyacı vardır.

Türkiye’de 2002-2015 döneminde 700 bini sosyal konut olmak üzere yaklaşık 7,5 milyon adet konut üretildi. Bu konutların; yüzde 8,5’i TOKİ tarafından, yüzde 1,5-2’si kurumsal firmalar (markalı projeler), yüzde 89-90’lık bölümü küçük ve orta ölçekli firmalar tarafından yapılan 15-20 daireli binalardan oluşmuştur.

Ülke çapında yaklaşık 700 şantiyemiz bulunmaktadır. Son 13 idaremizin yaptığı konutlarda oturan vatandaşımızın sayısı yaklaşık 3 milyondur. İdare olarak bu yıl hedefimiz 64 bin konut üretmektir. Bu şu demek; Türkiye’de bir yılda üretilen toplam konutun yüzde 9’u sadece Toplu Konut İdaresi tarafından yapılıyor. İdare olarak vatandaşlarımızın en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyacını karşılamak için çalışmalarımızı daha da hızlandırdık. Halkımızın beklentilerine yanıt veren, güçlü fiziki, sosyal altyapısı bulunan ve 2023’e kadar tamamlayacağımız yeni yerleşim alanları kuruyoruz. 2016-2019 planımız 260 bin konut inşa etmektir. 2023 hedefimiz ise bir milyon 200 bin konuta ulaşmaktır. Bu da şu demek oluyor; 2023 geldiğinde Türkiye’de yaşayan nüfusun yaklaşık 5,5-6 milyonu Toplu Konut İdaresi’nin eliyle yapılan binalarda yaşıyor olacak.

Bir konut yapmadan önce nelere dikkat ediyorsunuz? Hangi araştırmalar yapılıyor bölgede?

Konut üretim süreçlerimizi insanı odağa alan yeni disiplinlerle, bir üst ölçekte ele aldık. Geçmiş yıllardaki tecrübeler ve milletimizin beklentisi doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmayla, konut ihtiyacını karşılamanın ötesinde yeni yerleşim alanları, yeni şehirler oluşturuyoruz.

Çalışmalarımızda drone olarak bilinen ve genel adı multikopter olan araçları kullanarak konut yapılacak alanları havadan inceliyoruz. Mimari çalışan ofisler ile proje şirketlerinden de multikopter çekimi istiyoruz. Ankara’da ya da İstanbul’da oturarak olmuyor. Google’dan bakmakla da olmuyor. Bize proje getirirken bu çekimi istiyoruz. Proje şirketlerinin şartnamelerine drone şartı getirdik. Görmeden karar vermiyoruz. O projenin çevreyle etkileşimini, arazideki konumunu görmek lazım. Şehirle uyumu nedir, dağla uyumu nedir? Bütün projelerimizde bu sistemi oturttuk.

Toplu Konut İdaresi olarak projenin çevresiyle uyumunun siluete yansımasına önem veriyoruz. Projemizin o şehre ne katacağını ve ne götüreceğini en iyi anlama yolu, o alanı görüntülemek. Alanın, şehrin kimliğiyle uyumunu anlayabilmek için multikopter dediğimiz aletlerle alanın çeşitli yüksekliklerden fotoğrafları alınıyor. Bu size, çevresiyle etkileşimi görme imkanı sağlıyor. En basitinden planlarda yer almayan birtakım dere yatakları, yollar varsa bunlarla ilgili alanı değerlendirme fırsatı tanıyor. Yine bu cihazlarla alanın topografyası hakkında detaylı bilgi edinmek mümkün oluyor.

Deprem yönetmeliklerinin doğru uygulanması noktasında nasıl faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz?

Deprem riski, nüfus artışı ve hızlı kentleşme ülkemizin üzerinde önemli bir baskı yaratıyor. Nüfusun yaklaşık yarısı 10 büyük şehirde yaşıyor ve bu şehirlerde 38 bin riskli bina bulunuyor. Özellikle gecekondular, çarpık ve kaçak yapıların dönüştürülmesi gerekmektedir. Önümüzdeki 20 yıl içinde ülke çapında yaklaşık 6,5 milyon konutun yıkılıp, yeniden inşasına ihtiyaç vardır.

Deprem gerçeğinden hareketle, Türkiye’nin en büyük sosyal konut üreticisi ve bir kamu kuruluşu olarak, insanlarımız açısından hayati, kentlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik bir planlama sürecine girdik ve bunu tamamladık.

TOKİ olarak önceliğimizi ‘deprem kuşakları’ olarak belirledik. Türkiye’nin üzerinde bulunduğu fay hatlarını yansıtan 5 ana deprem bölgesini, 1’inci dereceden 5’inci dereceye, risk oranlarını esas alarak planladık. Kentsel Dönüşüm gerekliliği doğrultusunda, konut dağılımını da aynı ölçek doğrultusunda üretim hedefine dönüştürdük. Dolasıyla önümüzde deprem ve kentsel dönüşüm ilişkisini yansıtan önemli bir tablo, güçlü bir yol haritası bulunuyor.

Dikeyden yatay mimariye bir geçiş süreci söz konusu oldu, siz durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geleneksel Türk mimari geleneğinde, yatay yapılanma hakimdir. Dünden bugüne gelebilen kadim şehirlerimize baktığımızda, konutların yatay olduğunu görüyoruz. TOKİ olarak, konut bölgelerinin ve genel şehir planının elverdiği alanlarda, yatay mimari yaklaşımla çok katlı olmayan üretimler hayata geçiriyoruz.

Şunu özellikle vurguluyoruz: “Şehirlerdeki en yüksek binalar TOKİ binaları olmayacak.” Pek çok ilimizde bu bakışı yansıtacak önemli projeler başlattık ve bitiriyoruz.

Yatay mimari derken, bir noktayı da vurgulamakta fayda vardır: Metropoller gibi istisnai bölgelerde ve bazı alanlarda yüksek katlı binaların yapılması elzem olabilir, ama bizim mimari geleneğimiz yüksek katlı binalar değildir, bu nedenle TOKİ olarak şehirlerdeki en yüksek binalar TOKİ binaları olmayacaktır. Pek çok ilimizde bu bakışı yansıtacak önemli projeler başlattık. İlk üretimleri Mardin, Diyarbakır, Nevşehir, Kars, Muş, Malatya, Şanlıurfa, Kocaeli, İstanbul, Gaziantep, Konya, Manisa olmak üzere birçok ilimizde yaklaşık 33 bin konutu hayata geçirdik.

TOKİ olarak sosyal ve kültürel açıdan da bir değeri önemsiyoruz. Dolasıyla 2016 için sayısal bir hedef olan 64 bin konut ile eş zamanlı, ‘şehirlere değer katmak’ başlığı ile tanımladığımız, bu iddialı hedefi de koyduk. Bugün tamamlanma aşamasına gelen projelerimiz var. İnşa süreci gereği birkaç yıl sonra, inşallah bu projelerin tamamlanmış hallerini görmenin gururunu hep birlikte yaşayacağız.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM SADECE SAĞLAM BİNA YAPMAK DEĞİLDİR”

Kentsel dönüşümün bir de çevre faktörü var. Geleceğe sağlıklı bir çevre bırakmak için aldığınız önlemler neler?

Kentsel Dönüşüm, sadece fiziksel bir iyileştirme, ‘sağlam bina yapmak’ değildir. Yapılan üretimlerin, sosyal dokuya uyumluluğunu, tarihi ve kültürel geçmişi güçlü alanlarda kimliği zedelememesini, fiziki olarak güvenli ve mekansal açıdan sürdürülebilir olmasını önemsiyoruz.

Riskli ve rehabilitasyona ihtiyaç duyulan bölgelerde mevcut hak sahipleri genellikle az katlı konut alanlarında yaşıyor. Önemli bölümü, sosyolojik açıdan dezavantajlı olarak tanımlanan toplum katmanından oluşuyor. Sosyal yaşam alanlarının kısıtlılığına rağmen komşuluk ilişkileri güçlü. Bu nedenle projeleri geliştirirken, halkın günlük yaşamına ait sosyo-kültürel kabullerini, alışkanlıklarını doğru irdelemek gerekiyor. Bu değer ve kabullerini; sosyal ve kültürel farkları bir toplumsal zenginlik olarak görüp kentsel tasarım ve mimari projelerle harmanlayarak hak sahiplerine sunma yaklaşımını benimsiyoruz. Zira projelerin sosyal yönü üzerinde tüm paydaşların kapsamlı düşünerek ortak akla ulaşması, STK’ların katkı sağlaması, dönüşümün çok yönlü başarısını artırıyor.

İnsanların sosyal hayata katılmaları, toplumsal huzur ve dayanışma açısından önemlidir. İdare olarak bu düşünce ile çalışıyoruz. Yenilenen alanlar, sürdürülebilir sosyal ve kültürel çevrelere dönüşüyor. Sadece binalar yıkıp yerlerine yenilerini inşa etmiyoruz. Çevre düzenlemeleri, donatı alanlarıyla sosyal ihtiyaçlara da yanıt veriyoruz. 0-5 yaş okul öncesi çocuk grubundan üniversite gençliğine, kadınlardan erkeklere, tüm nüfus profillerine dönük ihtiyaç ve beklentileri düşünerek yerleşimleri yeniliyoruz. Kentsel dönüşümle, bölgelerin yaşam kalitesinin yükseltilmesini önemsiyoruz, dönüşüm şehirlere yük getirmemeli aksine şehre değer katan projeler olmalı.

TOKİ olarak kentlere özel tasarımlarla kentsel dönüşüm projelerini hayata geçiriyoruz.  Kentlerin geleneklerine uygun projelere ağırlık vermeye başladık. Sadece barınma amaçlı projeler yapmıyoruz. İnsanımızın bizden beklentileri değişti. Her şehrin ayrı bir dokusu var. Biz de o dokuya uygun projeler hayata geçirerek geleneklerine uygun modern şehirler kurmak istiyoruz. Esnafla vatandaşların bir arada yaşadığı, caddesi, meydanları, kültürleri olan mahalleleri, yeni yaşam alanlarını oluşturuyoruz.

“GÖÇÜN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR”

Doğu ve Güneydoğu bölgesine yapılan kapsamlı projelerin göçü durdurmaya bir etkisi oluyor mu? Kısa vadede rakamsal bir veri gözlendi mi?

TOKİ olarak arazi üretilebildiğimiz, konuta ihtiyaç duyulan bütün illerde sosyal konut talebine yetişmeye çalışıyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bazı illerden yoğun bir talep alıyoruz. 2016-2019 hedeflerimiz çerçevesinde inşa edeceğimiz 260 bin konutun 70 bin adedini bu bölgede yapacağız. Bugüne kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya 150 bin sosyal konut yaptık. Doğu ve Güneydoğu’da insanların en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyacı karşılanırsa göçün önüne geçilir. Şehirlerimizin planlı konut üretimiyle gelişimini sağlayıp, yeni yaşam alanları oluşturarak göçü önleyebiliriz.

TOKİ 13 yılda 740 bin konuta imza attı, 2023 hedefiniz nedir?

Ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden konut ve inşaat sektörünün öncü kuruluşu Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olarak 81 ilde hayata geçirdiğimiz 741 bin konut ve sosyal yaşam projesi ile, 2023 hedefleri doğrultusunda yeni bir ivme kazandırıyoruz. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olarak, insanımızın en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla ülkemizin dört bir yanında yeni yerleşim alanları kuruyor; onlarca konut projesini hayata geçiriyoruz. Bugün 3 milyonu aşkın vatandaşımız TOKİ’nin ürettiği konutlarda yaşıyor. 2023 yılı için hedefimizi 1 milyon konut olarak belirmemiştik; emeklilerimize dönük projelendirdiğimiz özel kontenjanlarla bu hedefi 200 bin yukarı çektik. Dolasıyla amacımız 2023 yılında 5,5 milyon insanımızı ev sahibi yapmaktır.

 

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın