EVA Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Özdil Şahin, Türkiye’de hızla yaşlanan nüfus yapısının, yaşlı bakım merkezleri ve bakım modelleri açısından yeni bir planlama ihtiyacını zorunlu kıldığını belirtti. TÜİK verileri ve uzun vadeli nüfus projeksiyonları, önümüzdeki 20–30 yıllık dönemin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda mekânsal ve yatırım odaklı bir dönüşüme işaret ettiğini ortaya koyuyor. Özdil 2075 sonrası yaşlı nüfus oranı %30’lara dayanacağını ve mevcut kapasitenin, geleceğin ihtiyacının çok gerisinde olduğunu açıkladı.
1970’li yıllardan itibaren kırdan kente göçün hız kazanmasıyla birlikte Türkiye’de geleneksel geniş aile yapısı yerini çekirdek ailelere bıraktı. Kent yaşamının getirdiği kira, ulaşım, eğitim gibi ekonomik maliyetler ve kadın istihdamındaki artış, bu dönüşümü daha da hızlandırdı. Bu değişimin en önemli sonuçlarından biri ise yaşlı bireylerin yalnızlaşması oldu. Günümüzde halen devam eden bu süreç, yaşlı bakımına yönelik yeni mekânsal ve sosyal çözümleri gündeme taşıyor.
Türkiye’de Ortalama Yaşam Süresi 78,1 Yıl
Türkiye’de ortalama yaşam süresi erkeklerde 75,5, kadınlarda 80,7 yıl olurken, genel ortalama 78,1 yıl seviyesinde bulunuyor. Bazı Avrupa ülkelerinde bu sürenin 84 yıla kadar çıkabildiği görülüyor. Yaşam süresinin uzaması, yaşlı nüfusun hem sayısal hem de oransal olarak artmasını beraberinde getiriyor.
Yaşlı Nüfusun Payı Artıyor, Çocuk Nüfus Azalıyor
TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre, doğurganlık oranlarının her yıl azalmasına paralel olarak 2075 yılı sonrasında Türkiye nüfusunun azalmaya başlaması bekleniyor.
Son 15 yılda; 0–14 yaş grubu nüfusun payı %25’lerden %20’lere gerilerken, 65 yaş ve üzeri nüfusun payı %7’lerden %11’lere yükseldi. Bu eğilim, Türkiye’nin giderek yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Proje Bilgi Formu
Bu projeyle ilgili daha fazla bilgi almak ister misiniz?
Formu doldurun, mesajınızı proje sahibine iletelim.


























