CASA, ORTAK YAŞAMIN MİMARİSİNİ KONUŞUYOR

 

CASA için bir yaşam alanı ve orada birlikte yaşama sanatı, romantik bir anlatıdan çok daha fazlasını ifade etmekte: Alan paylaşımından sessizliğe olan saygıya, hem birlikte hem ayrı alanlara sahip olmaktan ortak ve kişisel zamanlar arasındaki hassas dengeye uzanan, öğrenilen ve zamanla olgunlaşan bir yaşam becerisi. İşte bu yüzden CASA evlerinde aşktan önce ortak yaşamanın mimarisi kuruluyor.

Mekan paylaşmanın, sessizliğe saygı duymanın, geri çekilmeyi bilmenin ve ortak yaşamın dengesini kurabilmenin sahnelerini imza attığı koleksiyonlarla yaşam alanlarında kurgulayan CASA, aşkla birleşebilmiş ‘birlikte yaşama sanatı’nın ardındaki mimari zekâyı odağına alırken aynı alanı tek bir sesle domine eden formlar ya da her şeyi merkezinde toplayan kütleler yerine çoklu boşluklar evin nefes almasına izin veren kompozisyonlar ve tasarımlar yaratıyor. Ortak alanlar, bu yaklaşım sayesinde çatışma değil, uyum üretiyor.

Her şeyin görünür olmak zorunda olmadığı, düzenin bağırmadan var olabildiği mekanlarla, gündelik hayatın temposunu yumuşatan CASA’nın depolama ve sistem çözümleri, eşyayı saklamanın ötesinde, farklı ritimlere ve farklı alışkanlıklara alan açarken, CASA’nın oturma sistemlerindeki yerleşimler de, bireysel alanı korurken buluşma ve bir araya gelme, çevreleme, eşitlikçi oturum gibi alt metinler taşıyor. Kısacası CASA, birlikte yaşamayı idealize etmeyi değil, aksine, onun karmaşık, öğrenilen ve zamanla olgunlaşan bir süreç olduğunu bilerek mekanlar yaratıyor.

CASA’ya göre birlikte yaşamak bir his değil, bir kültür.
Ve her kültür gibi, bir arada olmak ve birlikte yaşamak da, doğru tasarlandığında sürdürülebilir olur.

Proje Bilgi Formu

Bu projeyle ilgili daha fazla bilgi almak ister misiniz?
Formu doldurun, mesajınızı proje sahibine iletelim.

    Önceki yazıRoborock Qrevo Curv 2 Flow’u tanıttı
    Sonraki yazıİzocam’dan Enerji Verimliliği Haftası’nda Güçlü Mesaj:“Doğru yalıtım, yarına yapılan en güçlü yatırımdır”