Hareket sensörü ile tasarruf edin

Enerji ihtiyacının yüzde 62’sini ithal etmek zorunda olan ve fosil yakıt kullanarak elektrik enerjisine dönüşüm sağlayan santrallerin toplam veriminin yüzde 30 olduğu ülkemizde, enerjinin etkin kullanımının önemi açıkça görülmektedir.

Kentleşme ve nüfus artış hızının getirmiş olduğu yüksek enerji talebinin karşılanmasında doğalkaynakların yetersiz kalmaya başlamasıyla önem kazanan ‘enerji tasarrufu’ konusu sadece enerjiharcamalarını azaltmak noktasında değil, hava kirliliğini azaltmak noktasında da ciddi katkı sağlayacaktır. Binalardaki yapay aydınlatma dünyadaki karbon emisyonunun yüzde 20’si ile yüzde 40’ıarasında bir kısmının sorumlusu konumundadır.

Yüzde 50 enerji tasarrufu

1 kWh’lik aydınlatma enerjisi tasarrufunun karbon gazı emisyonunu yıllık bazda yaklaşık 2,33 kilogram azaltacağı düşünüldüğünde, özellikle kamu binalarında gündüz saatlerindeki aydınlatma enerjisi tüketiminin makul seviyelere çekilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.Bazı çalışmalarda yaz aylarında gün boyu 10 saat kesintisiz olarak devrede bulunan gün ışığına bağlı bir aydınlatma sisteminin yüzde 50’ler üzerinde enerji tasarrufu yapabildiği ve sadece hareket sensörlü kontrol sistemi içermeyen sistemin de aydınlatma enerjisi tasarrufunu yüzde 20’ler seviyesinde gerçekleştirebildiği gösterilmiştir. Bu oranda bile tasarrufun sağlanmasıyla,ülke düzeyinde elektrik enerjisi tüketiminde yüzde 5 ile yüzde 6’lık bir azalma görülebilir ki bu da diğer birçok alanda olduğu gibi enerji alanında da dışa bağımlılığımızı belirli bir ölçüde azaltması açısından önemli bir yarar olabilecektir.

Dünya enerji krizini izleyen yıllarda,

CIE(CommissionInternationale de L’Eclairage –Uluslararası Aydınlatma Komisyonu),

IES (The Illuminating Engineering Society of America –ABD Aydınlatma Mühendisleri Birliği),

IES  (The Illuminating Engineering Society –İngiltere Aydınlatma Mühendisleri Birliği),

IEI (The Illuminating Eng. Institute of Japan –Japon Aydınlatma Mühendisleri Enstitüsü)ve diğer kuruluşlar, aydınlatma enerjisinin etkin kullanılarak tasarruf edilmesine yönelik tasarım ve uygulama kılavuzları yayınladılar. Bunlar incelendiğinde hemen hepsinde birbirine yakın sonuçlar çıkartmak mümkündür.

Bu nedenle, söz konusu amaca yönelik önerilerden, yapay aydınlatma sisteminin kullanım süresi minimize edilmeli konusunu ele alalım,

Bunu gerçekleştirmek için;

  1. a) Günışığını maksimum kullanmak,
  2. b) Otomatik kontrol sistemlerini kullanmak,

Burada görülen ama yıllardır göz ardı edilen en önemli uyarı, gün ışığından maksimum yararlanmadır. Özellikle bütünleşik aydınlatma sistemlerinde,gün ışığına duyarlı kontrol sistemleri ile yüzde 35’lere varan enerji tasarrufu sağlanabilmektedir. Ayrıca, zaman anahtarları ve hareket sensörleri ile lambalar kullanılmadığı zaman otomatik olarak söndürülmesiyle de yüzde 30’lara varan tasarruf sağlanabilmektedir. Birçok ortamda aydınlık seviyesi yeterli olmasına karşın el alışkanlığı nedeniyle aydınlatma gereksiz yere devreye alınmaktadır. Sabah karanlık saatlerde devreye alınan aydınlatma gün ışıması ile birlikte kapatılmamaktadır. Koridor gibi geçiş alanlarında geçiş esnasında aydınlatma devreye sokulmakta ancak geri dönülmezse açık kalmaktadır. Bu ve bunun gibi birçok nedenden dolayı aydınlatma gerçekten yüzde 100 ihtiyaç doğrultusunda kullanılmamaktadır. Bu girdiden hareketle, hareket ve varlık sensörleri tasarlanmış, günlük hayattaki yerlerini almaya başlamıştır. Özellikle ortamda insan varsa ve aydınlık seviyesi yeterli değilse aydınlatmanın devreye alınması ve bunun dışında kapalı tutulması için PanasonicEco Solutions A.Ş.  Türkiye’nin ilk sıva altı duvar tipi PIR hareket sensörünü tasarlamıştır. Ürünün avantajı, var olantesisatlarda kullanıma elverişli yerler için duvardaki mekanik anahtarı çıkartıp yerine hareket sensörünün takılması ile kullanıcıya çok pratik bir çözüm sağlamıştır. Ayrıca Sensör tüm standart testlerden geçecek düzeyde ve CE sertifikalıdır.

Çalışma Prensibi, İnsan vücudu ortamda farklı bir sıcaklık(35°C) oluşturur. Bu farklı sıcaklık PIR hareket sensörü tarafından kızılötesi olarak algılanarak ortamda insan var bilgisi mikroişlemci tarafından belirlenmiş olur. Aynı zamanda sensör ortamın aydınlık seviyesini de ölçer. Ayarlanan aydınlık seviyesinin altında karanlık bir ortam ve ortamda da insan varsa sensör aydınlatmayı devreye alır, belirlenen süre boyunca açık kalmasını sağlar. PanasonicPIR hareket sensörleri tesisatta herhangi bir değişikliğe gidilmeden mekanik anahtarın çıkartılıp yerine sensörün takılması ile hem kullanıcıya konfor hem de ciddi enerji tasarrufu sağlar.

Panasonic PIR Hareket Sensörleri EMC uyumludur ve geleneksel PIR hareket sensörlerine göre önemli avantajlar sunar;

  • Eşsiz tasarım konsepti ve dahili sinyal işleme özelliği ile yüksek güvenlik garantili optimal algılama yeteneğine sahiptir.
  • TO-5 metalinin içindeki yükseltici ve karşılaştırıcı devresi ile cep telefonları ve kablosuz cihazlar tarafından üretilen elektromanyetik alanların neden olduğu parazitleri önler.(Şekil 1)
  • Kullanılan özel I/V devresi sayesinde Pyroelectric elemandan gelen akım sinyalini voltaja dönüştürmek için daha iyi SNR(Sinyal/Gürültü Oranı) değerine sahiptir
  • Panasonic PIR Hareket sensörleri gelenekselPIR hareket sensörlerinde kullanılan ve kurşun içeren seramik taban malzemelerinin(örneğin PZT) tersine Pyroelectric Elemanlarda LiTaO3 Kurşunsuz tek kristal kullanır.Bu sebeple çevre dostudur.
  • Benzersiz Pyroelectric Elemanların yarık tasarımı sayesinde hassasiyet önemli ölçüde geliştirilmiştir. Ayrılmış algılama alanları, tek algılama elemanları arasındaki termal karışmayı önler. Ayrıca havaların ısınmasıyla insan vucüt sıcaklığı ve ortam sıcaklığı arasındaki farkın azalmasından dolayı yaşanan algılama kaybı bu sensörde giderilmiştir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın