700 yıllık yaşamın izleri

Osmanlı döneminin sivil mimarisini yansıtan ev ve konakların yaşatıldığı Birgi, bozulmamış dokusu ile "Türk mimarisinin vitrini" olarak nitelendiriliyor.

Yüzyıllardan beri geleneksel usta-çırak ilişkisiyle yetişen kişilerce inşa edilen Birgi evlerinin en temel özelliği bulunduğu coğrafyanın toprak ve ağaç türleri ile doğal taşların yapımında kullanılması. Zemin katları taş, üst kat ve tavanları ahşap olacak şekilde iki katlı ve doğayla iç içe planlanan bahçe içindeki evlere, iki kanatlı ahşap kapılardan giriliyor. Bölgede bolca bulunan killi topraktan üretilen tuğla ve kiremitler, toprak harç, kestane ağaçları ve taşların kullanıldığı bu yapılar, mimari olarak "dış sofalı, zemin katları pahlı köşeleri bulunan yığma taş duvar, üst katlar ise dolgulu ahşap karkas bina" şeklinde tanımlanıyor.

Genellikle zemin katta mutfak, fırın, tuvalet, çeşme, yer alıyor. içeriden merdivenle çıkılan üst katta ise sıcak yaz aylarında serinlemek için kullanılan sofa ile odalar yer alıyor. Dışa yönelik kafesli pencereler de Birgi'de görülen Türk mimari özellikleri arasında dikkati çekiyor. Evlerin üzerini, kiremitlerle kaplı, geniş saçaklı çatılar örtüyor.

Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Küçük Menderes Havzası Koordinatörü Emin Başaranbilek, Türk evlerinin tipik örneklerinin görüldüğü Birgi'nin her köşesinde, geleneksel mimari kültürüne ait izlerin bulunduğunu söyledi. Anadolu beylik dönemi ve Osmanlı mimarisininin Birgi'de içselleştirildiğini belirten Başaranbilek, "Beylikler döneminden beri Birgi evleri var. Anadolu'da 50'ye yakın ev tipi var, iklim özellikleri nedeniyle farklı yapılar var. Ege'de de altı taş veya tümüyle taş evler var, bundan vazgeçilmemiş. Birgililer yaklaşık 700 yıldır aynı tip evlerde yaşıyor. Burada (mimari) çeşitlilik yaratmak, buranın inkarını beraberinde getirir" diye konuştu.

Proje Bilgi Formu

Bu projeyle ilgili daha fazla bilgi almak ister misiniz?
Formu doldurun, mesajınızı proje sahibine iletelim.