Hayatları obezite cerrahisi ile değişti

Günlük yaşamlarında aşırı kiloları nedeniyle neredeyse yürüyemez hale gelen ve obezite cerrahisi sayesinde tüm sağlık sorunlarından kurtularak yeni bir hayata başlangıç yapan kuaför, hemşire ve sağlık memuru üç kadın, yeni yaşamlarının ve görüntülerinin keyfini doyasıya çıkarıyor.

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tamamen ücretsiz ve uzman ellerde gerçekleştirilen ameliyatlar sayesinde sağlıklarına kavuşan Tuğba Şaşmaz, Melda Gürbüz ile Hazal Gün, cerrahinin kesinlikle işin uzmanı hekimler tarafından yapılması gerektiğine dikkati çekiyor.
Bir müşterisinin tavsiyesi üzerine 130 kilogramken ameliyat olmaya karar veren 33 yaşındaki kuaför Şaşmaz 52, çalıştığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat olan bir hastadan etkilenerek yola çıkan yoğun bakım hemşiresi 43 yaşındaki Gürbüz 58, bir doktor arkadaşının önerisi üzerine ameliyat kararı alan 49 yaşındaki sağlık memuru Gün de 65 kilograma düştü.

Obezite cerrahisinin ardından sağlık sorunlarından kurtulan ve hayata daha sıkı sarıldıklarını dile getiren üç kadın, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

BİR ÇOK HASTANEYE GİTTİM AMA GÜVEN ÇOK ÖNEMLİ

Düzensiz beslenme, çalışma hayatından kaynaklanan stresle doğum sonrasında aldığı kilolar nedeniyle 130 kilograma kadar çıktığını anlatan Şaşmaz, birçok kez diyet yapmayı denediğini ancak verdiği kiloları fazlasıyla geri aldığını söyledi.

Şaşmaz, obezite cerrahisi olan bir müşterisinin bu yöntemi kendisine tavsiye etmesinin ardından ameliyata karar verdiğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Birçok hastaneye gittim ama güven çok önemli. Ben her zaman ‘Güvenmediğim şekilde asla olmaz’ diyordum. Ancak Abdullah Hoca ile iyi ki tanıştım. Ne yapmam gerekiyorsa her dediğini uyguladım. Şu an 52 kilogramım, artık ağrılarım yok, yürümem gayet normal. Kiloluyken birçok ağrım vardı, fıtığım vardı. Mide problemlerim ve tansiyonun vardı. Bu operasyondan sonra hayatım tamamıyla değişti, daha kaliteli bir hayata dönüştü. Çevremde hiç kimse beni tanıyamıyor. Doğal olarak o kilolu halimden sonra insanların yanına gittiğimde direkt tepki veriyorlar, ‘Bu sen olamazsın’ diyorlar.”

Ameliyatla sorunun tamamen çözülmediğini, daha sonra kontrollerin düzenli şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Şaşmaz, “Ben bu operasyonu oldum, bitti’ yok. Hastanın kendisini çok iyi tanıması gerekiyor. Doktorumun dediğinin dışına çıkmadım. Aşağı yukarı 6 ayda sabitlendi kilom. 1,5 senede 80 kilogram verdim. Hastaların doktor seçimini çok iyi yapması ve tüm tavsiyelere uyması gerekiyor. Hastaların önlerinde çok büyük bir seçenek var. Böyle bir şansları var ve onu çok iyi değerlendirmeleri lazım.” diye konuştu.

HAYATIM SİYAH, KAHVERENGİ VE LACİVERTTEN İBARETTİ

Obezite cerrahisini 7 yıl önce duyduğunu ancak bir türlü karar verip ameliyat olamadığını dile getiren Gürbüz de 7 yıllık süre zarfında bu ameliyatla ilgili sürekli araştırmalar yaptığını, hastanede bakımlarını üstlendiği obezite cerrahisi olmuş hastalarla bu konu hakkında sürekli konuştuğunu anlattı.

Gürbüz, daha sonra bir hastanın tavsiyesi üzerine hastanenin genel cerrahi servisinden obezite cerrahisi uzmanı Uzm. Dr. Abdullah Şişik ile görüştüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:

“Doktor Bey de bana hasta muayeneleri olduğunu söyledi. Sonra ben de nöbetten çıktığımı ve gideceğimi söyleyince, o zaman Abdullah Bey de ‘Senin kendine ayıracak 10 dakika vaktin yok mu?’ dedi. Bu benim dönüm noktam gerçekten, bu kelimeyi hiç unutmuyorum. Direkt gittim ve bana operasyonun artısını, eksisini anlattı ve ben o gün karar verdim. Gittiğimde 103 kilogramdım. Mesleğim gereği geceleri çalıştığım için yiyordum ve yatıyordum. Dolayısıyla spor yok ve kilo alıyordum. Doğumdan sonra da aldım ve veremedim. Ameliyat olacağım güne kadar, oğlum hariç kimsenin haberi olmadı. Son gün haberleri oldu. Dolayısıyla ben zaten bir yola girmiştim ve geri dönüşüm yoktu. Radikal bir karar, herkesin verebileceği bir karar değil. Geri dönüş yok fakat net düşünmeleri lazım. Bu ameliyatı olmadan önce, gerçekten ‘Ben bu ameliyatı olabilecek miyim, olduktan sonra da uyulması gereken kurallara uyabilecek miyim?’ diye düşünülmesi lazım.”

Ameliyat olduktan sonra yaşam kalitesinin, nefes alış verişinin düzeldiğini vurgulayan Gürbüz, “Sağlığım, yemem, içmem, giyim kuşamım her şey değişti. Maddi açıdan da çok rahatladım. Çünkü kilolu insanların kıyafetleri çok pahalı ve her yerde bulamıyorsunuz. Ama şimdi her hususta çok rahatım. Beni görenler, tanımıyorlar öncelikle. Sonra şaşırıyorlar, rengarenk kıyafetler giydiğim için afallıyorlar, ben bile afallıyorum. Renkli kıyafet giyemiyordum. Hayatım siyah, kahverengi ve lacivertten ibaretti. Şimdi resmen gökkuşağı gibi oldum.” ifadelerini kullandı.

HAYATA SIFIRDAN BAŞLADIM

Şile İlçe Sağlık Müdürlüğünde görev yapan Gün de tesadüfen bir doktor yakınını ziyaret için hastaneye geldiği sırada ameliyat olmaya karar verdiğini anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Duyuyordum ama hiç araştırmadım. Bir de kalça çıkığım olduğu için çok zorlanıyordum. Pozitif enerjisi olan bir insanım ama ister istemez olumsuz düşünüyorsunuz. Elbise bulamıyorsun, yemek yerken insanlar bakıyor, çok yiyor gibisinden. Sonra ziyaretine geldiğim yakınım ‘Böyle olmaz’ dedi. Beni Abdullah Bey ile tanıştırdı. Allah ondan razı olsun. Ben 107 kiloydum, şu anda 65 kiloyum. Hayatımda ilk önce kendim değiştim. Beden ve ruhsal açıdan her açıdan rahatladım. Kalça çıkığı olduğu için hastalığım da rahatladı. Artık daha rahat yürüyebiliyorum. Bu süreç sonucunda gittiğim yerlerde, çevremde tanıyamadılar beni. Ailem bile şok oldu, yeme, içme düzenim değişti. Doktorum ne dediyse uyguladım. Yani hayata sıfırdan başladım diyebilirim.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın