Bacasız sanayiye yeni soluk helal turizm

0

Uluslararası Helal Turizm Kongresi Yürütme Kurulu Başkanı Ateş: ” Helal turizm pastasından alacağımız payı arttırma doğrultusunda, helal turizm bir an önce bir turizm politikası olarak ele alınmalı ve Türkiye’nin 2023 vizyonuna uyarlanmalıdır.”

Uluslararası Helal Turizm Kongresi Yürütme Kurulu Başkanı Saim Ateş, ” Helal turizm pastasından alacağımız payı arttırma doğrultusunda, helal turizm bir an önce bir turizm politikası olarak ele alınmalı ve Türkiye’nin 2023 vizyonuna uyarlanmalıdır. Turizm Strateji Belgesi helal turizmin geliştirilmesi çerçevesinde revize edilmelidir.” dedi.

1. Uluslararası Helal Turizm Kongresi, yarın Alanya’da başlayacak. 

Kongrenin Yürütme Kurulu Başkanı Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İslami esaslar doğrultusunda gerçekleştirilen turizm faaliyetlerinin helal turizmin temelini oluşturduğunu belirtti.

Helal turizmin içeriğinin konaklama, seyahat, rekreasyon, ulaşım gibi turizm faaliyetlerinden doğan ihtiyaçların İslami kural ve inanışlara uygun şekilde karşılanması olduğunu anlatan Ateş, bu kapsamda helal turizm alanındaki değişen piyasa eğilimleri ve fırsatlarla ilgili olarak sahadaki uzmanlar ve liderler ile yakın ilişkilerin kurulabileceği 1. Uluslararası Helal Turizm Kongresi’nin üç gün süreceğini söyledi. 

Ateş, kongrenin bu alanda dünyada ilk olma özelliği taşıdığını, kongreyle Türkiye’nin alanda söz sahibi olmasının hedeflendiğini anlattı.

MÜSLÜMANLARA İLHAM VEREN YOLCULUK

Müslüman olmayan ülkelerin helal turizm konusunda birtakım çalışmalar yürüttüğüne ve bu alanda yapılan ilk uluslararası konferansın 22-23 Eylül 2015’te İspanya’da gerçekleştirildiğine dikkati çeken Ateş, Hırvatistan’ın helal turizm sertifikalama çalışmalarına başlayan ilk ülkelerden olduğunu, Filipinler’de ise “Müslümanlara ilham veren yolculuk” adı altında paket turlar düzenlendiğini bildirdi.

Ateş, Müslüman olmayan ülkelerden Singapur, Tayland, Birleşik Krallık, Güney Afrika, Hong Kong, Fransa, Tayvan, Japonya, Sri Lanka ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bu alandaki çalışmalarına hızla devam ettiğini, İslam ülkelerinde ise bu alanda, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Endonezya, Katar, Suudi Arabistan, Umman, Fas, Ürdün ve Bahreyn’de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Müslüman seyahat pazarının değerinin, 2014’te 145 milyar dolara ulaştığını ve 117 milyon Müslüman turistin, tüm seyahat ekonomisinin yüzde 10’unu oluşturduğunu anlatan Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Küresel Müslüman Seyahat raporuna göre, 2020 itibarıyla 168 milyon Müslüman turistin dolaşım sağlaması beklenmekte ve yaklaşık 200 milyon dolar şeklinde tahmin edilen bir harcamayla helal turizm pazarının toplam seyahat ekonomisinin yüzde 11’ine çıkması beklenmektedir. İSEDAK’ın Müslüman Dostu Turizm Raporuna göre ise helal turizm konsepti önemsenerek, hedef kitleyi çekme adına önemli adımlar atıldığında, 2020’de seyahat edecek 180 milyon Müslüman turistin büyük çoğunluğu ülkemizi tercih edebilir.

Bu sayede 2023 hedefi olan 86 milyar turizm geliri hedefine rahatlıkla ulaşılabilir hatta bu rakamın üstüne sürdürülebilir uygun stratejilerle çıkılabilir. 2020’de seyahat edecek 180 milyon Müslüman turistin 98 milyonunun İslam ülkelerine seyahat edeceği ve yaklaşık 115 milyar dolar harcayacağı beklenmektedir. Helal turizm pastasından alacağımız payı arttırma doğrultusunda, helal turizm bir an önce bir turizm politikası olarak ele alınmalı ve Türkiye’nin 2023 vizyonuna uyarlanmalıdır. Turizm Strateji Belgesi helal turizmin geliştirilmesi çerçevesinde revize edilmelidir, tüm turizm türlerine göre helal turizm eylemleri belirlenmelidir, güven tesisi için, standardizasyon ve belgelendirme çalışmalarının akreditesi sağlanmalıdır, hizmet personeli bu konuda eğitilmelidir. ”

EN ÇOK TURİST ÇEKEN TURİZM TÜRLERİNDEN BİRİ OLABİLİR

Saim Ateş, hedef pazarlara yönelik etkin pazarlama faaliyetleri yapılması gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Helal turizm alanında ülkemizin güçlü ve zayıf yönleri ile bu alandaki fırsat ve tehditler belirlenmelidir. Helal turizm altyapısının iyileştirilmesiyle, bu alandaki alt ve üst yapıların zenginleştirilmesiyle, helal turizmin teşvik edilmesiyle helal turizm ülkemizin en çok turist çeken turizm türlerinden biri olabilir. İslami emir ve yasaklara uyularak yapılan turizm şekli olan helal turizm ile sadece yerli turistlerden elde edilecek gelirin artması değil, aynı zamanda diğer Müslüman halklara sahip ülkelerden gelecek talepler de dikkate alındığında ülke olarak ve işletmeler bazında da yeni ve büyük bir turizm pazarı elde edilebilir.”

Yatırımcıların dikkatlerinin bu pazara çekilmesiyle önemli ekonomik kazanımların elde edilebilineceğini dile getiren Ateş, dini hassasiyetleri olan kitlelerin de tatil ihtiyaçlarının ülke içinde karşılanmasının sağlayacağını vurguladı. 

Ateş, kongreye yurt içindeki ve yurt dışındaki toplam 48 üniversiteden, 144 bildiri sunulduğunu, 128 bildirinin de kongrede sunulacağını, bunun yanı sıra paneller düzenleneceğini, bilimsel oturumlar yapılacağını sözlerine ekledi. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın