Erkan Güral: “Fırsatçılık Yapmıyoruz”

0

Erkan GÜRAL: “Vakit, Türkiye vakti. Dönem fırsatçılık dönemi değil. Şu zor süreçte herkes elindekini ortaya samimiyetle koymak durumunda.”

NG Kütahya Seramik Porselen Turizm AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Erkan GÜRAL ile inşaat alanındaki yatırımlarını, yeni projelerini konuştuğumuz özel bir röportaj gerçekleştirdik. 

Seramikteki köklü geçmişinizden sonra inşaatta da önemli bir marka oldunuz. Projelerinizde sanayi sektöründeki deneyimlerinizin faydasını nasıl yaşadınız?

Sanayicilik ve inşaat sektörü birbirinden çok farklı iki çalışma alanı… Sanayicilik, 60 yıldan fazladır ailemizin içinde olduğu işimiz, özümüz, kısaca her şeyimiz.

Oradan gelen tecrübelerimizi inşaata yansıtmaya çalışıyoruz. Biz sanayici bir aile olarak öyle bir döneme denk geldik ki, projenin satıldığı dönemde arz talep dengesizliği -özellikle İstanbul için söylüyorum- sektörün biraz yavaşlamasına sebebiyet verdi. Biz hedeflerimizde, planladığımız tarihlerde hiçbir değişiklik yapmadan çalışmalarımızı devam ettirdik. 

NG Kütahya Seramik Porselen Turizm AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Erkan GÜRAL

NG Residence projesini biraz tanıyabilir miyiz?

Burası iki aşamalı bir proje, bir tanesi otel bir tanesi rezidans. Otel kongre oteli, büyük salonları olan bir otel. 3 bin 200 kişili bir konferans salonu var. Son birkaç yılda İstanbul’daki kongre turizminin yavaşlamasıyla oteli 1.5 yıl geciktirme planı yaptık. Şu anki bitiş tarihi 2020. Normalde bu sene sonu açmayı planlıyorduk… Ancak proje içeriğinde hiçbir değişiklik olmadı.

Satışlarımızı çoğunlukla yabancı müşteriye gerçekleştiriyoruz. Yurt içi müşterisine çok ulaşamıyoruz. Vatandaşlık verilmesi onlara en cazip gelen nokta sanıyorum. Tabii İstanbul çok ciddi bir marka, İstanbul’da bir ev sahibi olmak önemli. İstanbul’da böyle bir projeyi, böyle bir fiyatla alabilmek şu an mümkün ama bundan sonrası için bir daha böyle bir imkân olmayacak çünkü demir ve çimentodaki fiyat artışları, tüm girdilerdeki fiyat artışları korkunç. Ama biz çıkmış olduğumuz fiyat politikasını çok da değiştirmeden tüketicilerimize aynı şartları bugün de sağlıyoruz.

Şu an 7 bin TL’den satıyoruz. 5.500’lerde çıkmıştık. Ortalama fiyatlar bu şekilde. O günden bugüne ne oldu? Demir ve çimento iki kat artış gösterdi. Tabii maliyetler de çok arttı. Bir daha bu fiyatlar bundan sonraki projeler için hayal. Ama biz çıkmış olduğumuz fiyatları, maliyetlerimizin de el verdiği ölçüde satın almak isteyenlerimizi rahatsız etmeyecek bütçeyi de hala koruyoruz. Bu bir fırsat aslında. Biz fırsatçılık yapmıyoruz. 

Satışta olan başka projeleriniz var mı?

Şu an için başka satışta olan projemiz yok. Birkaç tane arsa stokumuz var. Bir tanesi Basın Ekspres’te. Bir tanesi Pendik Kurtköy’de, Sabiha Gökçen Havaalanı’na çok yakın bir konumda, şu an için bekliyoruz. O günün şartlarında en iyisine başlayacağız. 15 bin metrekarelik güzel bir arsamız var.

Sabiha Gökçen bölgesinde 3 şey yapılabilir otel rezidans ve ofis…  Eski turizmci olmamızdan dolayı bizim yönümüz otele kayabilir. Çok da güzel bir otel lokasyonu orası.

1966 senesinde ilk turizm yatırımına Kütahya’daki 40 odalı bir otelle başlıyor dedem. 1976 senesinde ikinci otel yine Kütahya’da açılıyor. 1988 yılında ise Antalya’daki kulüp Ali Bey otelleri ile devam ediyor. Ailemizin hayata geçirdiği 4500 yatak var orada. Ondan sonra Afyon ve Sapanca geliyor.

Biz turizmi daha çok seviyoruz, inşaatta yap sat, turizmde sürekli bir yaşam var, istihdam, katma değer var… Otel sizin isminizi yaşatıyor.

Sapanca’daki otelimiz şehir otelciliği anlamında ilk otelimiz, Afyon ikinci, İstanbul Basın Ekspres’te yaptığımız üçüncü olacak.

Sapanca otelimizin yanına da 4. otelimize başladık. Önümüzdeki senenin sonunda bitireceğiz. Mevcut otelin yanındaki arsaya tamamen bağımsız, ormanın içerisinde bir otel yapıyoruz.

Sapanca’da hiçbir turizm yatırımı yokken siz bir yatırım yaptınız ve çok özel bir otel konsepti ortaya çıktı…

Çok açık söyleyebilirim bu Nafi Güral Beyin keşfi ve cesaretidir. Arazi kaşımıza çıktığında aile olarak baktık ve “Baba burayı kimi getiriz?” dedik. Bölgede turizm yatırım yok, dağ oteli desen değil…

Babam, “Uçağa binmek istemeyip, İstanbul’dan kısa süreli kaçış konsepti üzeine gidersek otel başarılı olur” dedi. Babadır itiraz etmedik. “Nafi Bey çıldırmış burada otel mi olur?” sözlerini çok duyduk. Yapı devam ederken mimarlar 400 odadan 200 odaya düşürmek istediler, otel iş yapmaz kapanır

 Kapanan bir otelde imzamız olsun istemeyiz dediler. Sonunda mimarlarla anlaşarak 300 odada karar kıldık. NG sapanca şimdi yok satan bir otel. Aile ile tatil deyince ilk akla gelen lokasyon. Otel talebe yetişemediği için de hemen yanına 2. oteli yapıyoruz. 

Anadolu’da satışlar İstanbul’a kıyasla çok daha iyi durumda

Şu an için Türkiye’deki konut satışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörü yakın zamanda neler bekliyor?

Çok net olarak şunu söyleyebilirim, Kütahya seramik faaliyetlerimiz açısından da çok net görüyorum; Anadolu’da satışlar İstanbul’dan çok daha iyi. Anadolu her geçen gün gelişiyor, büyüyor, oradaki markalı konut projelerinde talep daha çok. Kütahya seramik olarak da baktığımzda satış grafiğimiz İstanbul’un çok üzerinde şu anda. Adana, Şanlıurfa, Kahramaraş, Trabzon, Gaziantep, Van, Mersin, Konya… Eskiye göre insanlar daha dikkatli, eski hızı yok ama İstanbul ile kıyaslanmayacak ölçüde Anadolu daha iyi satışlar. Yeni projeler hazırlanıyor, yapmış olduğumuz sevkiyatlarda da görüyorum bunu. İstanbul’da yarım kalan projelerde bitmeye yönelik çalışmalar yapılıyor ama eskisi gibi ruhsat alımı yok, insanlar yeni projelere girmek istemiyor.

İnşaat sektörü nitelik olarak çok değişti. Artık sadece bir inşaat değil, seramiklerine, perdelerine, kapısına kadar bir konseptin parçası. Tüketici ne istediğini biliyor, müteahhit de tüketicinin ne istediğini bildiği için mimarlarla doğru proje çıkartabiliyor. Bu eskiden böyle değildi artık herkes bilinçli. Herkes daha ayağa basan satış rakamlarıyla piyasada. İki kişinin çalıştığı hanelerde gözlemim şu oldu: aileden birinin maaşı yatırımlara, diğer eşin maaşı ise ailenin yaşam ihtiyaçlarına ayrılıyor.

İMSAD gibi sektör için önemli derneklerde de çalışmalar yürütüyorsunuz. Yeni dönemde sektör için beklediğiniz yasal bir düzenleme var mı?

Hepsi Hükümetimize söylendi. Bizi en iyi anlayacak kişi Sayın bakanımız Murat Kurum’dur. Bütün notları öncesinden biliyordu, eskiden masanın bu tarafında o notları verendi şimdi verdiklerini kendisi uygulama fırsatına sahip. Artık bunların üstüne bir şey söylemek mümkün değil. Her şey dile getirildi. Daha önce kendisinin talep ettiklerini sadece ne zaman uygular diye bekliyoruz. 

Murat Kurum’un Bakanlığı için neler söylemek istersiniz?

Emlak Konut GYO, bugüne kadar yapmış olduğu pozitif çalışmalarla Türkiye’deki inşaat sektörüne yön veren en önemli kurumlardan bir tanesi. Bunun da başkanlığını yıllarca yapmış, işin her türlü detayını bilen bir kişi olarak sayın Murat Kurum’un Bakanlığa geçmesi Türk inşaatçıları ve Türkiye açısından büyük bir kazanım. Bu iş için en doğru olduğunu düşündüğüm isimlerinden bir tanesiydi ve sayın Cumhurbaşkanımız da kendisini görevlendirdi. Önümüzdeki dönem çalışmaları ile inşaat sektörüne çok ciddi katkılar sağlayacağına, hem projelerin geliştirilmesinde hem o projelerin müşterilerle buluşturulması sürecinde, yönetim anlamında çok önemli katkıları olacağına inanıyorum.

Yabancılara vatandaşlık hakkı için sunulan bedel 250 bin dolara düşürüldü, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Önemli olan yatırımcıyı bununla çekmekti, bunun hayata geçirilmesi ve duyurulmasıyla birlikte yabancı yatırımcı çok net bir şekilde çekildi. 250 bin dolar ile ben Türkiye’de bir şeyler yapmak istiyorum diyen yabancı için de çok ulaşılabilir bir rakam. Rakam son derece doğru, orta segmentte bir projeden rahatlıkla alınabilir, hatta bazılarından 2 tane de alabilir.

Bu anlamda alınan kararın satışlara yansıması çok olumlu. Rakamın revizesinden Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz.

YENİ PROJELER 10 BİN TL ALTINDA SATILAMAZ

Basın Ekspres’te veya Kartal bölgesinde bugün yeni bir projeye başlanırsa metrekaresini 10 bin TL altında satamazsınız. 10 bin tl’ye mal edersiniz daha doğrusu, kâr yok orada satmayı bırakın! Tüm inşaat malzemeleri girdilerinin fiyatlarına baktığınızda bugün çıkan hesap bu.

Vakit, Türkiye vakti. Dönem fırsatçılık dönemi değil. Şu zor süreçte herkes elindekini ortaya samimiyetle koymak durumunda. Biz şu köprüyü geçemezsek, oraya gidemiyorsak, sonrasında ne yaparsan yap, hiçbir şeye faydası yok… Sektörün iyi olması lazım. Siz çok güçlü bir inşaat şirketisiniz ama diğer tarafta sektörün diğer temsilcileri var. Orada bir takım dökülmeler, yol dışı durumlar olursa inşaatçı ismimizden dolayı hepimize çok ciddi güvensizlik problem başlatır. Eğer sektöre güven duymazsa alıcı, cebinde para olsa da gelip almaz.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın