Kentsel Dönüşüm Çalışmalarında Sürdürülebilirlik Önemli

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ‘Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem Tanıtım Toplantısı”nda Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ni yayınladı.

Türkiye’de de kentsel dönüşüm projelerinin hız kazandığı günümüzde, depreme dayanıklı yapılaşmanın yanında daha sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip, enerji verimliliğini ön planda tutan,  ekoloji ve habitatı koruyan, çevreye yaptığı olumsuz etkilerin en aza indiği mahalle ve kentsel alanların tasarlanıp yapılması da büyük önem taşımaktadır. Şimdiye kadar yapılan Kentsel dönüşüm süreçlerinde, mevcut mali ve imar sorunları sebebiyle, ileride ortaya çıkacak sosyal ve çevresel etkileri pek fazla hesaba katılmamıştı.

Yeni süreçte bunların daha fazla göz önünde bulundurulacak. Sürdürülebilirlikte ilk etapta hızlı sonuç verecek belli başlı birkaç uygulama ve kentsel dönüşüm strateji sürecine eklenerek, bu yönde ilk adımlar atılmalıdır. Altensis Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı konu ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Bu yönde yaptığımız çalışmalarda tespit ettiğimiz, kentsel dönüşüm süreçlerinde ilgili yönetmelik, şartname ve plan notlarına eklenebilecek bazı stratejileri özetlenebilir:

  1. Çatı Tipi Fotovoltaik Paneller: Türkiye’nin birçok bölgesinin Güneş enerjisi açısından oldukça verimli olduğu artık hepimizin bildiği bir gerçek. Bu kaynağı kentsel dönüşüm ile başlayan yapılaşma hareketine entegre etmenin en etkin ve çabuk yolu, lisans gerektirmeyen, şebekeye bağlanmasına bile gerek olmayan, öz tüketim için kullanılacak çatı tipi fotovoltaik sistemlerdir. Bunların boyutlarının hesaplanmasında proje kapsamında uygun çatı miktarları kullanılarak bir hesap cetveli hazırlanabilir. Türkiye gibi cari açığının ciddi kısmı enerji ithalatından kaynaklanan bir ülkede bu uygulamalar ciddi kazanımlar sağlayacaktır.
  2. Yağmur Suyu Geri Kazanım Sistemleri: Yurdumuzun birçok bölgesi ciddi yağış almaktadır. Özellikle son yıllarda artan yapılaşma, sert zeminler ve dere yatakları gibi bölgelerin etkileşimi sebebiyle, özellikle yaz aylarında sel olayları ciddi oranda artmaktadır. Ayrıca bilinenin aksine Türkiye yıllık 1500 metreküp civarında su oranıyla, su fakiri ülkeler arasında yer almaktadır.
  3. Kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak her projeye, sert zemin oranına ve yağış bölgesine göre hesaplanacak bir kapasitede yağmur suyu geri kazanım sistemi eklenmesi hem şiddetli yağış durumlarında yağmur suyu şebekesine olan aşırı yüklenmeyi azaltacak, hem de bu suyun geri kullanılmasıyla su verimliliğine katkıda bulunacaktır.
  4. Bisiklet Park Yerleri: Bisiklet kullanımı ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde yerel yönetimlerin bunu teşvik etmek adına altyapı yatırımları devam etmektedir. Kentsel dönüşüm kapsamındaki projelerde yapılacak bisiklet park yerleri, hem toplumda bu yönde farkındalığı arttıracak, hem de belediyeleri bisiklet yolları yapılması yönünde itici bir güç olacaktır. Netice de her binada belli oranda bisiklet parkı bulunursa, bunu birileri kullanacaktır. Bu da hemen hemen her projede uygulanabilecek masrafsız ama etkin yeşil uygulamalardan birisidir.
  5. Elektrik Araç Şarj Noktaları: Farkında olmasak da, günümüzde başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizin en büyük sorunlarından biri ulaşımdan kaynaklı çevre kirliliği ve karbon emisyonlarıdır. Elektrikli araçlar bu soruna en güzel çözümü sunarken, yakıt ekonomisi açısından da ciddi avantaj sağlamaktadır. Elektrikli araçların giderek yaygınlaşacağı ve tüm dünyada 2025 yılında satılan araçların yüzde 30 unun elektrikli olacağı öngörülmektedir. Türkiye de bu trendi mutlaka yakalamak durumundadır.

Elektrikli araçların yayılmasının en önemli tetikleyici faktörü uygun altyapının sağlanmasıdır. Bu konuda kentsel dönüşümün getirdiği yenilenme avantajı kullanılarak, bu kapsamda yenilenecek belli büyüklükteki projelere elektrikli araç şarj istasyonu koyma zorunluluğu getirilebilir. Bu istasyonların adedi otopark kapasitesine oranlanarak belirlenmelidir. Bu noktada çok maliyet getirmeyecek şekilde, ilk etapta belli büyüklükteki projelerden başlanabilir. Özellikle toplu konut projeleri, ofis ve Avm gibi ticari binalar ilk etapta hedeflenmelidir.

  1. Atık Yönetim Sistemleri: Kentsel dönüşüm kapsamında birçok binanın yıkılması ve yeniden yapılması hedeflenmektedir. Bu yıkımlar sırasında ortaya çıkacak atıkların mutlaka iyi yönetilmesi, asbest vb. zararlı atıkların anında bertaraf edilmesi, tekrar kullanım ve geri kazanım gibi opsiyonların araştırılması hem çevre hem de ekonomi açısından çok önemlidir. Buna yönelik mevzuat bulunmakla beraber, çok dağınık ve pratikte uygulanması zordur. Bu mevzuata ek olarak gerekli atık geri kazanım ve bertaraf altyapısı oluşturulduktan sonra kentsel dönüşüm projelerine özgü, oldukça pratik ama uygulanması zorunlu bir İnşaat Atık Yönetim Planı oluşturulabilir.

Yeşil Bina süreçlerinde bütüncül yaklaşım önemli

Yukarıda belirtilen stratejilere yeşil alanların arttırılması, enerji verimliliğine yönelik ek uygulamalar, iç mekan yaşam kalitesine yönelik uygulamalar vb. birçok konu eklenebilir. Yeşil Bina süreci bütüncül yaklaşımlar çok önemli olmakla birlikte, oldukça kaotik bir hale gelmiş olan kentsel dönüşüm sürecinde daha fazla vakit kaybedilmeden bazı yeşil uygulamaların adapte edilmesi ve asgari de olsa bazı kazanımların sağlanması gerekmektedir. Bu süreçte Bakan Kurum tarafından açıklanan yeni hedeflerde bu konuya yönelik eylemlerin de yer alması, sektöre bu yönde farkındalık getirmesi açısından çok olumlu olmuştur. Zira unutulmamalıdır ki, bu konuda kaybedilen zaman aslında gelecek nesillerin yaşam kalitesinden çalınmaktadır.

Buna göre yeni dönemdeki Kentsel Dönüşüm Süreci 7 temel hedef:

  1. Afet risklerinin etkin bir şekilde bertaraf edilmesi, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kesin olarak sağlanması.
  2. Yapıları dönüştürmenin yanında çevresel, tarihi ve kültürel değerlerimizin korunması ve yaşatılması.
  3. Ülke çapında sürdürülebilir kentsel dönüşümün belirlenmesi.
  4. Yerinde dönüşümün, yatay mimarinin ve mahalle kültürünün esas alınması.
  5. Sosyal ve teknik altyapı yetersizliklerinin giderilmesi,
  6. Engelli dostu şehirlerin hayata geçirilmesi,
  7. Yapılaşma sonrası oluşacak değer artışının adil ve dengeli olarak paylaştırılması olarak belirlenmiştir.

Bu hedeflerin başta üçüncüsü olmak üzere hemen hemen hepsi, özellikle bizim son yıllarda vurguladığımız sürdürülebilir binalar ve yerleşkeler kapsamında göz önüne alınan ana konulardır. Günümüz şehirlerinde ortaya çıkan sorunlara çözüm bulmak amacıyla geliştirilen sürdürülebilir bina ve yerleşke denetleme sistemleri, tam da bu hedeflere yönelik çözümler sunmaktadır.

Yeşil Bina ve Yeşil Kentlerin oluşturulmasında kullanılan kriterler, günümüz şehirlerine özgü ulaşım sorunları, yeşil alanların azalması, betonlaşma ve altyapı sorunları, su kaynaklarının verimsiz kullanımı ve enerji sorunları gibi yaşam kalitesini doğrudan etkileyen problemlerin birçoğuna cevap verecek şekilde geliştirilmektedir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın