Örnek dairesiyle iddiasını ispatladı

Zincirlikuyu’da panoramik İstanbul manzarasına bütünüyle hakim bir konumda yer alan Çiftçi Towers’ın tüm daireleri Tarihi Yarımada’yı görebiliyor.

Çiftçi Towers’ı defalarca RIBA ödülü alan John McAslan & Partners çizdi;  Sidney Opera Binası’nı da yapan alanında dünyanın 1 numarası ARUP uyguladı. Projenin iç dizaynında ise bir İtalyan imzası var: FM Interior Design.

Çiftçi Towers, projenin iç tasarımını gerçekleştiren İtalyan mimarlık ofisi FM Interior Design’ın ortağı Maria Silvia Orlandini’yi ağırladı. Orlandini, projenin 33 katında hazırlanan İstanbul manzarasına hakim örnek dairede gazetecilerle buluştu.. Orlandini, “Çiftçi Towers’ı İstanbul’un pek çok farklı yüzünden ilham alarak tasarladık. En çok da Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan Boğaz bizi etkiledi. Çiftçi Towers, bizim İtalyan stili dokunuşumuz ve hislerimizle birleşince, ortaya her zevke özel kurgulanmış benzersiz tasarımlar çıktı” dedi.

Çiftçi Towers Genel Müdürü Burçin Okur, modern çağın mimarlık ve mühendislik harikalarına bir yenisinin daha eklendiğini vurgulayarak, “Çiftçi Towers tüm dünyadan İstanbul’a gelenlerin mutlaka görmek isteyeceği ikonik bir yapı olacak” ifadelerini kullandı.

Çiftçi Towers’ta 45’er katlı, 2 zarif kulede sadece 288 apart daire bulunacak. İki numaralı kulenin ilk 10 katı tüm birimleriyle bağımsız bir bina gibi tasarlanan ofis katlarından oluşuyor. Zemin kattaki 30 bin metrekare ticari alan üzeri ahşap strüktürlü kabuk üzerinde yeşil bitki örtüsüyle kaplanacak. Aynı zamanda iki kuleyi birbirine bağlayan yeşil örtüde açık havuz ve 343 metre koşu parkuru tasarlandı.

Deprem sistemleri engelleyemiyor

Dairelerin en küçüğü 221 metrekare ve 3 metre 15 santimetre tavan yüksekliğiyle dikkat çekici. Binada öngörülen teknolojik altyapı sayesinde şiddetli bir deprem olduktan sonra bile, bir saat sonra binadaki tüm sistemler çalışacak şekilde planlandı.

İstanbul manzarasına bütünüyle açık kulelerin açılır cam giydirme cepheleri tüm konfor gereklerine uygun seçildi. Kulelerin mimari formu tek bir geometrinin sınırları içinde hapsolmadığı için her kattaki tüm daire tipleri en az 3 yönden ışık alıyor.

Kulelerin etrafında dalgalanan etek görünümüne sahip yeşil alan, şehir dokusuyla projeyi birbirine bağlıyor. Hoş bir karşılama ortamı oluşturan kanopi etek, cam tasarımı ile podyum bölümünde doğal ışık ve temiz hava sağlıyor. Şehrin içinde ama tamamen izole, keyifli ve dingin bir ortam yaratıyor. Projede ayrıca 2 helikopter pisti yer alıyor.

Çiftçi Towers’ın iç dizaynı tasarlanırken, lobiden içeri atılan ilk adımla birlikte rezidans sakinlerinin kendilerini evlerinde hissetmeleri hedeflendi. Sanki yıllardır burada yaşıyormuş gibi, kendilerini ailenin bir parçası olarak görmeleri hayal edildi.
 
Her biri özgün yaşam alanları sunan dört ayrı tarzdaki dairelerde 3.15 metrelik net tavan yüksekliği dikkat çekiyor. Bu tasarım gece bakıldığında yansıma değil, İstanbul manzarasını seyretmeye izin veriyor. Bununla birlikte her birimde açılabilen pencereler mevcut.

Rezidans sakinleri; fitness alanları, sauna, buhar odası, masaj odaları, kafe gibi alanlarıyla butik bir spor salonu konforunda özel bir mekana sahip olacak. İki kuleyi birbirine bağlayan yeşil alan, şehrin içinde, yeşille iç içe, açık havuz ve koşu parkuru ile sağlıklı yaşam imkanı sunacak. Rezidans sakinlerine özel lounge alanı, muhteşem manzarası ve sıcak atmosferiyle evlerin bir parçası gibi tasarlandı. Toplantı odaları, parti ve davet alanları, bar ve TV odası ile her zaman kullanıma hazır. Misafirlerin ağırlanabileceği, toplantıların düzenlenebileceği, çok özel davetlerin verilebileceği bu alanın rezervasyon sistemiyle çalışması planlanıyor.

Ofis bölümünde ayrı bir hayat

Zincirlikuyu tarafına bakan 1. Kule’nin ilk 10 katı bir merkez ofis olarak tasarlandı. Kendi çekirdeği, kendi lobisi, kendi asansörleri, bütün enerji sistemi, otoparkı, tüm depo hacimleri, personellerinin yemek yiyeceği alanlara kadar tamamen bağımsız bir bina gibi çalışıyor.
 
 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın