Her yıl 500 bin binanın yenilenmesi lazım

Toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye ekonomisinin yüzde 27’sinin inşaat sektörüne dayalı olduğunu ve sektörün yüzde 100 yerli ve milli olduğunu söyledi. 250 sektörü etkileyen inşaat sektörünün önünün çok açık olduğunu ifade eden Özhaseki; “Milyonlarca insan İnşaat sektöründen ekmek yiyor. Köyden şehre göçler hala devam ediyor. İnsanların refah düzeyi artıyor ve daha lüks konutlarda oturmak istiyorlar. Organik yapılarda, bahçeli yerde oturmak istiyorlar. Bu nedenle inşaatın önü açık” diye konuştu.
 
2030’a kadar İstanbul’da 7 şiddetinin üzerinde bir deprem beklendiğini ve bu gerçekleşmeden önce 7 milyon binanın bir an önce değişmesi gerektiğini söyleyen Özhaseki, her sene İstanbul’da 200 bin, Anadolu çapında ise 300 bin olmak üzere 500 bin binanın değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
 
“45-50 milyon dolarlık ekonomi oluşabilir”
 
Türkiye’nin deprem bölgesinde olduğunu, şu ana kadar gerçekleşen 6 ve üzeri deprem sayısının 56 olduğunu ve bu depremlerde 82 bin kişi öldüğünü söyleyen Özhaseki; “Bunlar ciddi ve ürkütücü rakamlar. Depreme hazırlıklı olmamız gerekiyor. Çok sağlıksız ve kimliksiz binalara sahibiz, deprem bölgesiyiz. Tehlike oluşturan alanalar yüzde 42. 1999 yılından sonra yapılan 5 milyon bina var ama 7 milyon binanın dönüşmesi lazım. 2012’den bu yana toplamda ulaşabildiğimiz bina sayısı 960 bin. Daha hızlı olmamız gerek. 2030’a kadar, şiddeti 7 üzerinde bir deprem olacak İstanbul’da. Bir gün sonrada 10 yıl sonrada olabilir bu. 7 milyon bina bir an önce değişmeli. Bu nedenle kentsel dönüşüm yasası çıkarıldı” dedi.
 
Her sene İstanbul’da 200 bin, Anadolu çapında ise 300 bin olmak üzere 500 bin binanın değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Özhaseki, “Bu konuda başta bize büyük iş düşüyor. Ancak belediyelere ve vatandaşlara da görevler düşüyor. Belediyeler mahalle ve bölge bazında dönüşüm yapmalı, böylece daha sağlıklı olur. Bu konuda teşviklerimiz var ve bunu daha fazla hızlandıracağız. Vatandaşımızın da binalarını ölçümlerini yaptırmaları gerekiyor. Belediyelerimiz de vatandaşlarımızda üzerine düşeni yapmalı. Belediye, vatandaş ve devlet üzerine düşeni yaparsa, 45-50 milyon dolarlık ekonomi oluşabilir” dedi.


 
Toplantıda konuşan Türkiye İMSAD Başkanı Fethi Hinginar, Türkiye İMSAD’ın bugün 78 büyük sanayici, 30 alt sektör dernek ve 11 paydaş kurum üyesiyle sektörü büyük bir çatı altında topladığını belirtti. Hinginar, “Türkiye İMSAD, 33 yıldır, yatırımları ve ticari faaliyetleriyle, yarattığı istihdamla ve dış ticaretteki başarısıyla ülkemizin kalkınmasına en yüksek katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarından biri konumundadır” dedi.
 
Hinginar, Türkiye İMSAD’ın; Türkiye’nin deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm, binalarda enerji verimliliği, yüksek kaliteli ve katma değerli malzeme üretimi, inşaat malzemeleri ihracat pazarını büyütme, konut kalitesini ve güvenliğini arttırarak insanımızın yaşam kalitesini yükseltmek gibi konularda önemli projeler yürüttüğüne dikkat çekti. Hinginar şöyle devam etti: “Ayrıca, tamamlandığında ülkemiz ve sektörümüz için çok önemli bir proje olacak olan Güvenli Yapılar Eğitim Merkezimizin Tuzla Belediye Başkanı Sayın Şadi Yazıcı’nın da desteği ve katkılarıyla inşa edilmesi için Tuzla Belediyesi ile bir protokol imzalamış bulunuyoruz.”
 
Türkiye İMSAD’ın kentsel dönüşümü desteklediğini belirten Hinginar; “Ülkemizde başlatılan 'Kentsel Dönüşüm' faaliyetini bizler de destekliyoruz. Ancak, yine her fırsatta şunu da anlatmak istiyoruz ki, Kentsel dönüşüm, yasal altyapısı tamamlanmadan devam ettirilirse, daha çok rantsal dönüşüm olarak adlandırdığımız şekle dönüşmekte ve ülkemize yarardan çok zarar verecek boyuta ulaşmaktadır. Bu nedenle, çok geç kalmadan yasal altyapıyı tamamlamaya daha fazla önem verilmesi çok doğru ve olumlu bir yaklaşım olacaktır. Başka bir deyişle bizlerin geleceğe dönük yaşam şartlarını karşılayacak konutlar üretmemiz gerekiyor. Öyle ki 20-30 yıl sonra tekrar kentsel dönüşümü konuşmak durumunda kalmayalım” dedi.


 
Temiz enerjili evler gündeme alınmalı
 
Sektördeki önemli konulardan birinin de binalarda enerji verimliliğinin geleceğe dönük olarak enerji tüketimini en aza indirecek şekilde uygulanmasını sağlamak olduğunu belirten Hinginar, Türkiye’nin “temiz enerjili evler” konusunu gündeme alması gerektiğini söyledi. Hinginar: “Akıllı Şehirler uygulamalarını daha fazla gecikmeden ülkemizde yerleştirmemiz gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyorum. Dokusal yapıyı bozan çok yüksek yapıların sınırlandırılması görüşünü destekliyoruz. İnşaat sektörü ekonomimizin ve ihracatımızın lokomotif sektörlerinden biridir. İstihdama olan katkımız da ülkemiz için hayati önem taşımaktadır. Bu nedenlerle inşaatın, bazı ekonomistlerin dediği gibi ölü yatırım olarak nitelendirilmesini biz doğru bulmuyoruz. Katma değeri en yüksek sektör inşaat malzemesi sektörüdür” dedi.
 
Ülke ekonomisine daha çok katkı sağlayabilmek amacıyla inşaat sektörünün teşvik gören sektörler arasında olmasının önemli olduğunun altını çizen Hinginar; “Konut satışlarının arttırılması ve sektöre hız kazandırması amacıyla konutta KDV indiriminin doğru şekilde düzenlenmesi ve uygulanması halinde hem konut maliyetinin düşeceği hem de kayıt dışı işlemlerin azalacağı ve kontrol altına alınacağı görüşündeyiz. Öte yandan, inşaat malzemelerinde KDV indiriminin kapsamının genişletilerek mevcut konutlardaki yenileme çalışmalarının da bu kapsama dahil edilmesi, evini yenilemek isteyecek vatandaşlarımızı teşvik edecek ve ekonomimizin canlanmasına da vesile olacaktır” ifadelerini kullandı.
 
 
 
 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın