Kılıçdaroğlu: Torunlarınıza hesabını veremezsiniz

Başbakan’ın “Bir kez daha düşün” çağrısı yaptığı Kılıçdaroğlu, anayasa değeşikliğine tepkisini sürdürüyor. İstanbul’da referandum çalışmalarını sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “evet” demenin vebalinin ağır olacağını belirterek, “Çocuklarına, torunlarına kimse hesabını veremez” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, 16 Nisan’ın asıl sorumlusunun 2010’daki referandum olduğunu ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan’daki anayasa referandumu kampanyası kapsamında İstanbul Beylikdüzü’de muhtarlarla buluşmasında konuştu.

“NİYE KALDIRIYORUZ, BAŞBAKANIN GÖREVİ VAR”

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

”Cumhurbaşkanı tarafsız olursa anlamı başkadır, partizan yani taraflı olursa anlamı başkadır. Tarafsız olursa 80 milyonu temsil eder. Peki partinin genel başkanı olursa 80 milyonu temsil edemez. O zaman tarafsızlık bitiyor taraflı bir süre başlıyor. Vatandaşlarım ne olacak taraflı olsun der. Şu olacak bir partinin genel başkanı aynı zamanda hakim tayin edecek. Adalete siyaset bulaşmış olacak. Taraflı bir Cumhurbaşkanı olarak hakim tayin ederse hakime karşı güvensizlik çıkar ortaya. Hakimin tarafsızlığını bağımsızlığını kaybettiği bir yerde adalet olmaz. Siyasetçinin hakim tayin ettiği yerde adalet olmaz. Değişiklikle başbakanlığı kaldırıyoruz. Niye kaldırıyoruz? Başbakanın görevi var.

”BUGÜNKÜ ANAYASADA DA VAR”

Son günlerde bir tartışma var tartışma değil de aslında bir gerçek var. Deniyor ki ‘Fesih yetkisi yok, Cumhurbaşkanı’nın Meclis’i fesih yetkisi yok.’ Var. Bugünkü anayasada da var. Diyelim ki seçim oldu hükümet kurulamadı 45 gün içinde hükümet kurulamazsa Cumhurbaşkanı diyor ki yeniden seçime gidebiliriz diyebilir. Yeni modelde Meclis mi oldu seçim mi oldu hükümet mi kurulmadı hiçbir gerekçeye bakılmaksızın arzu ettiği zaman Meclis’i feshediyor. Kendisi de seçime gidecek doğru.

”BEN SENİ KABUL ETMİYORUM’ DİYECEK”

Kendisi kendisini feshedebilir. Neden? Halk seçti kendisi diyebilir ki ben seçime gitmek istiyorum diyebilir. Meclis de kendi iradesiyle kendisini feshedip seçime gidebilir. Erken seçim olmadı mı oldu? Kim verdi kararı TBMM verdi. Şimdi erken seçim kararını bir kişi verecek süresi dolmadan feshedecek ben seni kabul etmiyorum diyecek. Bu doğru değil. O nedenle sandığa giderken oturup düşünmemiz lazım. Demokrasiyi savunmamız lazım.

”YARIN BAŞKA BİR BAŞKAN GELİR O ZAMAN ATAR”

Soru sordum kaç tane başkan yardımcısı olacak? Belli değil. Diyorlar ki ‘1-2 bilemedin 3 tane.’ Nerede yazılı? Kimin takdirine bağlı? Başkanın. İsterse 81 ilde il başkanlarını başkan yardımcısı atayabilir engel yok. Dünyadaki örnekleri nedir? Afganistan’da iki başkan yardımcısı vardır üçüncü başkana kimse izin vermez. Türkiye’de sınır yok. 18 madde var gösterin. ‘Bugünkü başkan atamaz.’ Yarın başka bir başkan gelir o zaman atar.

”KAÇ TANE BAKAN OLACAK?”

Aklımızı kullanacağız oyumuzu ona göre kullanacağız. Ülkenin geleceği bir kişiye emanet edilemez. Kaç tane bakan olacak? 5 bakan 50 bakan 100 bakan 1000 bakan veya hiç bakan yok. Bütün bu yetkileri veriyoruz başkana. Kaç bakan olacağına bir kişi karar verecek. Bugünkü modelde kaç bakanlık olacağına TBMM karar verir. Kanun gelir bakanın görevleri müsteşarın görevleri hepsini TBMM belirler. Bir kişinin keyfine göre bakanlık kurulamaz.

”BEN ŞAHSEN ANLAMIŞ DEĞİLİM”

Milletvekili sayısını 600’e çıkarıyorlar. Niçin? Ben şahsen anlamış değilim. Devletin yapısı ve işleyişi ile ilgili kararları bir kişi tek başına alabilecek. Yani bir kararname ile arzu ederse devletin bütün müsteşarlarını genel müdürlerini daire başkanlarını müftüleri komutanları değiştirebilir. Bir kişiyi kandırdığınız ikna ettiğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni en geç 24 saat içinde ele geçirmiş olursunuz.

”O KİŞİYE DE YAZIKTIR GÜNAHTIR”

Bir kişiye bu kadar yetki vermek… O kişiye de yazıktır günahtır. Nasıl yapacak bu kadar bir kişiye dünyanın yetkisini veriyorsunuz, 80 milyonu teslim ediyorsunuz. Böyle bir şey olamaz dünyada örneği yok. ABD’de başkanlık sistemi var başkan büyükelçi hakim bile tayin edemiyor. Senatonun onaylaması lazım. Bizde TBMM zaten devre dışı. Kim müsteşar olacak nitelikleri ne olacak kim belirliyor TBMM. Yeni modelde bir kişi beliryecek. Amcamın oğlunu vali tayin ettim. İlkokul mezunu olsun amcamın oğludur. Bugünkü sistemde bile hülle ile bu şekilde atama yapılıyor. Adalet mekanizmasında hülle olmaz dedim ama yaptılar. Bir kararname ile derler ki muhtarlıkları kapattım. Yetki var mı? Var. Bugünkü modelde kapatılabilir mi? Kapatılabilir ama Meclis karar verir kalksın mı kalkmasın mı?”

“ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİTMEDİK ÇÜNKÜ…”

Kılıçdaroğlu, daha sonra yaptığı açıklamada ise şunları söyledi:

“Neyin ne olduğunu dikkatli anlatarak bu süreçten Türkiye’yi huzur içinde, hayır içinde çıkarabiliriz. Bize dediler ki ‘Neden Anayasa Mahkemesi’ne gitmediniz?’ Bir milletin kaderini bir mahkeme belirleyemez. Bir milletin kaderini o milletin halkı belirler. Kararı siz verin, birlikte oturup karar vereceğiz.

“EVETİN VEBALİ AĞIR OLUR”

Bir sürü değişiklik. Cumhurbaşkanı taraflı olacak. Niçin? Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. 80 milyonu temsil edecekse tarafsız olacak. Bayrak bizim ortak değerimiz, vatan bizim ortak değerimiz. Başbakanlık makamı, cumhurbaşkanlığı makamı bizim ortak değerlerimiz. 80 milyonu temsil ettiği için ortak değerimiz. Şimdi ortak değer olmaktan çıkarıyoruz. Neden çıkarıyoruz ben bunu anlamış değilim. Cumhurbaşkanının tarafsız olması kadar güzel bir şey olur mu? Bir ülkede temel bir sorun çıktığında cumhurbaşkanı siyasi parti liderlerini çağırıp bu sorunu nasıl çözelim diye bize danışacak. Yani devletin sigortası. Cumhurbaşkanını sigorta olmaktan çıkarıyoruz. Sorun çıktığında niye bizi çağırsın, çünki bir siyasi partinin genel başkanı. Sorun büyük bir sorun. Çok rahat bir şekilde söylüyorum. Evet demenin vebali ağırdır. Çocuklarına kimse hesabını veremez, torunlarına kimse hesabını veremez. Nereden biliyorum? Şuradan biliyorum; genç bir devlet memuruyken, Fikirtepe’de 1982 Anayası’na hayır oyu verdim. Bugün çocuklarına, torunlarıma diyorum ki Türkiye’yi bugün bu hale getiren anayasaya gidip hayır oyu verdim.

“ASIL SORUMLUSU 210 REFERANDUMU”

2010 referandumu yapıldı. Ne diyorlardı? ‘Mezardan bile kalkın gidin buna evet oyu kullanın’. ‘Bu olursa Türkiye uçacak, Türkiye büyüyecek. Zincirlerden, prangalardan kurtulacak’ diyorlardı. Meydan meydan gezdim. Ben yapmayın, etmeyin dedim. Yargı bağımsızlığı kalmaz, devleti birilerine teslim edersiniz dedim. Evet oyu çıktı, fatura yine millete çıktı. Devleti kime teslim ettiler? Bir kişiye teslim ettiler. 160 militanı Yargıtay’a tayin ettiler. Yargı çöktü, devlet de çöktü. Arkadan darbede de oldu. Müsebbibi ne? Asıl sorumlusu 2010 referandumudur.

“PARTİ DEVLETİ KURMAK İSTİYORLAR”

Şimdi benzer bir tablo… Parti devleti kurmak istiyorlar. Daha ileri bir aşama, cumhurbaşkanı, bakanlar, başkan yardımcıları, valiler, kaymakamlar partili. Ne olacak o zaman bu memleketin hali? Buna izin vermek istiyoruz diyorsanız, evet oyu vereceksiniz. Vebaline yükleneceksiniz. Hayır böyle rezalet olmaz diyorsanız; Türkiye’de demokrasi, özgürlük, insan hakları, can ve mal güvenliği olmalı diyorsanız hayır oyu kullanacaksınız.”

BAŞBAKAN’DAN KILIÇDAROĞLU’NA ÇAĞRI: BİR KEZ DAHA DÜŞÜN

Öte yandan Edirne’de konuşan Başbakan Yıldırım, “Bir kez daha düşün Kılıçdaroğlu” diyerek terör örgütleriyle aynı safta olmakla suçladığı CHP liderini “evet” oyu vermeye çağırdı. Başbakan, “Kimler ‘hayır’ diyor. Bakın PKK karşı çıkıyor, FETÖ gece-gündüz ‘hayır’ için çalışıyor, bazı Avrupa ülkeleri de ‘hayır’ için çalışıyor. Bu size bir şey hatırlatmıyor mu?” diye konuştu. 

Proje Bilgi Formu

Bu projeyle ilgili daha fazla bilgi almak ister misiniz?
Formu doldurun, mesajınızı proje sahibine iletelim.