Orta ve alt gelire de hitap edecek projeler üretilmeli


TOKİ ve Emlak Konut’un kesinlikle sektörün içinde olması ve özel sektörü alt ve orta gelir grubuna yönelik projelerin içine çekmesi gerektiğine vurgu yapan Uyan, bu sayede özel sektörün de desteğiyle 5 yılda 100 bin konut yerine yılda 50 60 bin konut üretecek seviyeye gelinebileceğini kaydetti. 

Alt ve Orta gelir grubuna konut üretiminde özel sektörün finansman bulma ve inşaat yapma kabiliyetinden daha çok yararlanılabileceğini anlatan Uyan, “Bu şekilde ciddi anlamda hızlı yol alırsınız. TOKİ ve Emlak Konut’un ciddi sayıda uzmanları var. Bu kadroyla birlikte müşavirliğe yönelirlerse az zamanda daha çok iş yaparlar. Emlak Konut bir binada kaç iş yapıyor. TOKİ ise daha çok bölgede daha çok müteahhitle iş yapıyor ve ciddi anlamda efor sarf ediyor. TOKİ, Emlak Konut ve Kiptaş’ın sektörde düzenleyici olarak bulunmasında fayda var” dedi.

Konut sektöründe sıkıntılar olduğunu kaydeden Uyan, bin kişiye düşen konut sayısının 210 – 217 civarında olduğunu anlatıyor. Fakat gelişmiş ülkelerde bu rakamın 550 – 600’e gelirken gelişmekte olan ülkelerde ise bu sayının ortalama 400 konut seviyesinde olduğunu anlatan Uyan, Türkiye’nin bu alanda alacağı daha çok yol olduğunu söyledi.  Bu tablonun ciddi bir konut ihtiyacı olduğunun göstergesi olduğunu belirten Uyan, bu ihtiyacın yüzde 70-80’inin orta ve alt gelir grubuna yönelik olduğunu dile getirdi. Bugün TOKİ ‘nin alt gelir grubuna yönelik bir proje çıktığında onbinlerce başvuru olduğuna işaret eden Uyan, “Bu talebin en büyük ispatıdır. Bu kesime yönelik konut geliştiremiyoruz fakat A gelir grubuna göre inşa edilen konutlarda ise arz fazlası da var. Konut sektöründe bu nedenle bir pazar sorunu olduğunu söyleyebiliriz” dedi.  


 

SEKTÖR SAHİPSİZ

Ercan Uyan konuşmasında son yıllarda ekonomiye büyük katma değer yaratan inşaat sektörünün sahipsiz olduğuna da değindi. “Bu kadar büyük bir hacme ulaşan sektörde de sahibimiz olmadığını düşünüyoruz” diyen Ercan Uyan, sektörde ayrı bir konut bakanlığı ya da sadece şehircilik bakanlığı oluşturulması gerektiğini ifade etti. Uyan, bu bakanlıkların sektörün bütün sorunlarıyla yakından ilgilenip gerekli düzenlemeleri zamanında yapabileceklerini kaydetti. 

Sektörde temsiliyet sorunu olduğunu belirten Uyan, “Sektörün biraz sahipsiz olduğunu düşünüyorum. Konutder ve Gyoder gibi sektörün üst örgütleri zaman zaman iyi niyetli açıklamalar yapıyorlar fakat üst ölçekte bu hacmi temsil etmesi gereken bir temsiliyet sorunu yaşadığımızı düşünüyorum” diyor. 

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE DÜZENLEME ŞART

Kentsel dönüşümle ilgili de açıklama yapan Ercan Uyan, bununla ilgili mutlaka düzenlemeler yapılması gerektiğine işaret etti. Kentsel dönüşüm ile ilgili beklenen arsa geliştirmelerinin sadece birkaç caddeyle sınırlı  kaldığını belirten Uyan, dönüşümün rantı yüksek olan Bağdat Caddesi gibi belli noktalara sıkıştığını dile getirerek “Kentsel dönüşümde idare diyor ki ben aşırı yoğunlaşma istemiyorum. Yani bugün dönüşüme giren arazinin emsali 1’se bunu 0.80’e düşürüyorum diyor. Bu aslında çok güzel bir planlama ama vatandaşa bir rant kalmıyor. Ben vatandaşa sen 100 metrekare dairenden çık ben sana 80 metrekare daire vereyim diyemem. Fakat para kazanmam için bunu  diyebilirim. Bu arada da senin kiranı da inşaat boyunca karşılayacağım dediğim anda uyuşmuyor.

Yeşilçam’da evin önüne arabayı çeken müteahhitle birlikte zengin olan aile figürlerini izleyerek büyüdüğümüzden müteahhitin yüzde 0.70 vermesini bırakın bir daireye kaç daire veriyor diye sorguluyorlar. Bunun aşılması gerekiyor. Deprem gerçeğimiz var. Her geçen gün deprem yaklaşıyor. Sağlıklı konut stoğumuz çok az. Burada devletin sosyal devlet anlayışıyla bağımsız kuruluşlara konut stoğunu inceletip, burada yaşayan vatandaşlara haklarını vererek buraları arsa haline getirerek dönüşümü sağlamalı” dedi. 
 

DAMGA VERGİSİ ÖNEMLİ BİR YÜK

Sektörün ekonomiye ciddi katkılar sunmasına rağmen hiçbir teşviği olmadığını kaydeden Ercan Uyan sektörde bir diğer sıkıntının ise damga verdisi olduğunu dile getirdi. Damga vergisinin sektörün sırtındaki en önemli yüklerden biri olarak nitelendiren Uyan, bankaların kredi sözleşmesinde damga vergisinden muaf olurken, inşaat sektörün temsilcilerinin ise hiçbir yükten muaf tutulmadığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “İlk sözleşmeyi imzalıyoruz damga vergisi ödüyoruz. Daire satışında satış vaadi sözleşmesinde ödüyoruz. Taşeronla iş yapıyoruz imzaladığımız sözleşmede damga vergisi ödüyoruz. Diğer yandan bankalar kredi sözleşmesinde damga vergisinden muaf. Bizim hiçbir şeyden muafiyetimiz yok. Sanayide bakıyorsunuz enerji ve çeşitli alanlarda teşvikler var. Fakat inşaat sektöründe teşviği bırakın, şantiye elektriği normal elektrikten daha pahalı. Dolayısıyla maliyeti yükseltiyor. Damga vergisi, şantiye elektriği, tapu harcı gibi tüm giderlerimi yazıyorum toplam maliyetini çıkartıyorum. Üzerine karımı koyup daire fiyatını oluşturuyorum. Neticede vatandaştan çıkıyor bu paralar. Şikayet için söylemiyorum ama oluşturulan algı sanki alınan bu vergilerin müteahhitin cebinden çıktığı yönünde bu paralar vatandaşın cebinden çıkıyor. Devletin bunu anlaması ve düzenlemesi gerekiyor.”

ASGARİ ÜCRET AİDATLARA YANSIDI

Öte yandan asgari ücretin 1300 TL’ye çıkmasının sitelerdeki aidatları yükseltebileceğini de sözlerine ekleyen Ercan Uyan, “Biliyorsunuz asgari ücret 1300 liraya çıktı. Sitelerde çalışanların çoğu da asgari ücretli personelden oluşuyor. Asgari ücret artışı dolayısıyla gerçekleşen artışı mecburen aidata yansıttık. Konut sahipleri yüzde 40 aidat artışı mı olur diyorlar. Hesaplarımız açık gelin inceleyin diyoruz ama vatandaş buna rağmen tepkili” diye konşuyor.
 

“DENETİM YOK”

Tüketici Kanunu’nun çıkmasına rağmen sektörde denetimleri yetersiz bulan Ercan Uyan, hangi proje tüketici kanununu uyguluyor hangisi uygulamıyor bunun denetlenmediğinden söz ediyor. Kamuyla iş yapanlar hariç yatırımcının 15 gün içinde cayma hakkı olduğunu ve hiçbir gerekçe göstermeden vazgeçebildiğini ileten Ercan Uyan şöyle devam ediyor: “Ben bir sözleşme yapıyorum. 30 ayda bu işi bitireceğimi taahhüt ediyorum ve yapıyorum, fakat vatandaş hiçbir gerekçe göstermeden cayabiliyor. Burada müteahhidin suçu ne? Biz bugün diyoruz ya şu kadar daire sattık vs. teslim etmeden hiçbir daireyi satmış sayılmayız. Ben bu daireyi satıyorum sonra gelen müşteriye yok çekiyorum. Ama vatandaş gelip daire teslimine 2 3 ay kala benden yüzde 2 kes benim paramı geri ver diyebiliyor şu anda. Bu müteahhitler için bir risk.  Bugün yüzde 60 – 70 kazanmaya alışmış bir kesim var. Bu kesim için karlılıklar yüzde 15’e düştüğü zaman karlılığı beğenmeyerek yüzde 2 kesintiyle yatırımından vazgeçebilir. Bu da müteahhitleri sıkıntıya düşürebilir. Sonuç gerçekleşebilecek iptaller sektörün üzerinde bir kambur olarak duruyor.” 

“2 GÜNDE 300 DAİRE SATTIK”

Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz satışlarda metrekaresi 3850 TL’den başladık. Düzenlediğimiz kampanyada 10.500 başvuru var. Bunlara henüz geri dönüş yapıp randevu veremedik. Bizim kendi müşterilerimiz 300 konut satınalınca satışı kestik. Çünkü arka planda bekleyen başvurulara da cevap vermemiz gerekiyor. Şu anda da halihazırda 3850 TL’ye de bekleyen dairelerimiz var. 

Makro İnşaat 2004 yılında sınıf arkadaşı iki inşaat mühendisi arkadaşın kurduğu bir şirket. Kurulduğumuz yıllarda sektörün de yıldızının parladığı günlerdi. Yurtdışında Türkmenistan, Ortadoğu Kuzey Afrika’da taahhüt işleri yaptık. İlk projemiz 2008’de çorlu’da Ergene Vadisi’nde inşa ettik. 2008’den beri de taahhüt işlerinden çıkarak geliştirici firma olarak devam etmekteyiz. Bölge olarak da Kayaşehir Başakşehir Bölgesinde yoğunlaştık ama Ankara’da da projemiz var. 

Önümüzde Başakşehir’de Kayaşehir Bölgesi’nde devam eden park mavera ile devam ediyoruz. TOKİ’den geçtiğimiz günlerde aldığımız 101 bin metrekare arazimiz var. Şu an TOKİ ihaleyi değerlendirme aşamasında. Ankara Çankaya’da 183 bin metrekarelik bir arazimiz var gelir paylaşım modeliyle Emlak Konut’tan aldık. İnşaat geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Eylül ayında ya da 2017’de burayla ilgili de duyurularımız olacak. 

Proje Bilgi Formu

Bu projeyle ilgili daha fazla bilgi almak ister misiniz?
Formu doldurun, mesajınızı proje sahibine iletelim.