Türk Milleti yarı başkanlığa 2007’de geçti!

AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, Türk Milleti için başkanlık sistemini anlattı.

AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, “Türk Milleti yarı başkanlığa 2007’de geçti” dedi. Gül, “Millet 2007’de ‘Ben halkın cumhurbaşkanını seçmesini istiyorum’ diyerek parlamenter sistemden makas değiştirmiştir. En azından yarı başkanlığa geçmiştir” açıklamasında bulundu. Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti’ni (GGC) ziyaret ederek, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Ay ile görüşen Gül, burada yaptığı konuşmada, bütün çevre ülkelerde istikrarsızlık, savaş, kaos varken Türkiye’nin bir istikrar abidesi olarak huzuru, birliği ve beraberliği sağlayan bir ülke olarak varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’yi ve Gaziantep’i ekonomik ve sosyal açıdan etkilediğini anlatan Gül, Türkiye’nin izlediği kararlı siyaset nedeniyle çok önemli kazanımlar elde edildiğini, Cerablus ve El Bab’ta yaşanan hadiselerin Türkiye’nin huzuru ve güvenliği için önemli adımlar olduğunu kaydetti.

Gül, Fırat Kalkanı Harekatı’nın, Türkiye’nin oradaki varlığının Gaziantep’in, Kilis’in Türkiye’nin huzuru, güvenliği için şart olduğunu vurgulayarak, “İnşallah bu yerler güvenli hale geldikçe Suriyeli vatandaşlarımız da kendi vatanlarına, topraklarına huzur içerisinde dönecekler. Hamdolsun ki Türkiye alan el değil, veren el. Türkiye bir yere sığınmıyor, sığınılacak liman özelliğini koruyor. Suriye, Türkiye kardeşliği kıyamete kadar sürecek. Ekonomik olarak da Suriye’nin imarı ve inşaasında en büyük payı Gaziantep’imiz elde edecektir.” diye konuştu.

Abdulhamit Gül, 16 Nisan’daki referandumdan çıkacak sonucunun istikrarlı ve güvenli bir Türkiye’ye vesile olmasını dileyerek, referandum sürecine girişin aslında, 2007 yılında cumhurbaşkanı seçimi yapılırken, CHP’nin takındığı tavrın sonucu olduğunu ifade etti.

“Burada yarım kalan bir iş var. Cumhurbaşkanını millet seçmeye karar verince, parlamenter sistemden başka bir hükümet sisteme evrildik.” diyen Gül, şu anda uygulanan sistemin adının parlamenter sistem olmadığını savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün CHP’nin ‘Parlamenter sistemi asla yedirtmeyiz, taviz vermeyiz’ derken, aslında siz ne kadar taviz vermezseniz vermeyin millet 2007’de ‘Ben halkın cumhurbaşkanını seçmesini istiyorum’ diyerek parlamenter sistemden makas değiştirmiştir. En azından yarı başkanlığa geçmiştir. Bir tercih yapmak zorundaydık. Yüzde 70 oranında milletin ‘Ben cumhurbaşkanını seçeceğim’ dediği bir noktadan asla geri adım attırmayız. Millete verilen hakkı geri elinden aldırmayız. Doğrusu da budur.

2017 referandumu bir tercih değil, zorunluluktur. Çift başlı bir yürütme olmaz. Bunun olmayacağını hep biz söylüyorduk ama bunu en güzel söyleyenlerden biri sayın Kılıçdaroğlu oldu. Katılmış olduğu radyo programında iki başlılık bir ülkede kaos getirir. Bunun örneklerini gördük. 2007, 2017 referandumunu zorunlu kılmıştır. Eğer bir yerde, bir ülkede cumhurbaşkanını halk seçiyorsa orada parlamenter sistemle devam etmek imkansızdır. Cumhurbaşkanını halk seçecek diye halk irade koymuşsa onun karşısında hiç kimse duramaz.”

15 Temmuz’da devletin, ülkenin bekasına, birliğine, dirliğine karşı yapılan hain darbe girişiminin özellikle Türkiye’nin bekasının ne kadar önemli olduğunu herkese hatırlattığına işaret eden Gül, “Türkiye’de öyle bir hükümet sistemi olmalı ki asla yönetimde bir boşluk olmamalı, çünkü yönetimde boşluk olursa aradan vesayetçiler, darbeciler birtakım art niyetliler nüfus edebiliyor.” dedi.

Gül, mevcut sistemde kuvvetler ayrılığı bulunmadığını, Türkiye’de parlamenter sistem değil, melez bir sistem uygulandığını belirterek, “Deve kuşu gibi. Deve mi? Değil. Kuş mu? Değil. Ne olduğu belli olmayan bir sistem.” benzetmesini yaptı.

Şu anki sistemin ülkeye ve vatandaşa patinaj yaptırdığını vurgulayan Gül, “Türkiye’nin istikrarı ve güveni için, vatandaşın refahtan daha fazla pay alabilmesi için inşallah güçlü bir evetin çıkacağına inanıyoruz. 17 Nisan’da daha güçlü, daha istikrarlı bir Türkiye olacağına inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

Abdulhamit Gül, bir gazetecinin referandum sürecinde MHP tabanının tavrının ne yönde olacağına ilişkin sorusu üzerine şöyle konuştu:

“Bu öneri MHP’nin desteğiyle milletimizin önüne gelen bir tekliftir. Türkiye’nin en önemli reformlarından birisidir. MHP Genel Başkanı da, partinin tüm kademeleri de, evet için çalışmaktadır. Ben kendi tabanlarında hayır olacağı yönünde bir bilginin olmadığına inanıyorum. Bir dezenformasyon olduğuna inanıyorum. Milletimizin kendi tercihidir ancak ‘hayır’ diyenlere bir bakalım. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bu ülkeyi o kadar bütünleştirecek ki… Çünkü yüzde 50 artı 1 alamazsanız hükümeti kuramıyorsunuz. Bu uzlaşmak demektir.”

“Bu sistemin adı Türkiye’nin uzlaşma sistemidir. Böyle olduğu için ‘hayır’ kampanyası yapanların temel merkezlerinden birisi de Kandil’dir. ” diyen Gül, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

“Bu sistem ülkeyi bütünleştirir, eğer bütünleştirmeseydi Türkiye’yi bölmek isteyen Kandil, en başta buna karşı çıkardı. Bugün eğer terör örgütleri Türkiye’de, Almanya’da, yurt dışında kampanya yapıp gece gündüz çalışıyorlarsa, bu sistemin Türkiye’nin ne kadar hayrına olduğunu görmemiz lazım. Milletimizin, vatandaşımızın bu mukayeseyi yaparak eve diyeceğine inanıyorum. İnşallah son günlere gelinceye kadar sayın Kılıçdaroğlu da anlayacak. Umarım ki 18 maddeyi de okur, en azından millete saygısı olan muhalefet partisi lideriyle bunları okuyup milletin karşısına çıkması lazım. Biz milletimize anlatacağız, asla vatandaşlarımıza bir töhmette bulunmuyoruz. ‘Hayır’ diyenleri söyleyerek, bu işin bir Almanya devlet kanalında bu sistemin Türkiye için nasıl aleyhte olacağı söyleniyorsa, yalan yanlış bilgilerle Almanya devlet kanalı eğer Türkiye’deki bir referandumla ilgili bir hayır kampanyası yapıyorsa, vatandaşlarımız bunu çok iyi okuyacaktır.”

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin referandumda “Evet” diyeceklerini açıkladığının hatırlatılması üzerine Gül, “Çok teşekkür ediyoruz. Türkiye’de 16 Nisan’da oylanacak anayasa değişikliği bir partinin değil bütün milletin geleceğini ilgilendiriyor. O yüzden hangi parti olursa olsun, hangi düşüncede olursa olsun bütün milletimizin evet vermesini bekliyoruz. Büyük Birlik Partisi camiasını, bu kararından dolayı tebrik ediyorum.” dedi.

Son dönemde Yunanistanla ilişkilere yönelik değerlendirmesi sorulan Gül, Türkiye’nin öyle parmak sallanacak, diz çöktürülecek bir ülke olmadığını, bunun 15 Temmuz’da bir kez daha görüldüğünü vurguladı.

Türkiye’nin Yunanistan dahil olmak üzere bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olmayı sürdüren, dostlukları artıran bir politika sürdürdüğüne değinen Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tüm meselelerde Türkiye’nin çıkarları, menfaatleri doğrultusunda politika izlenmektedir. Milletimiz müsterih olsun. Gerek Suriye’deki Münbiç, Rakka gerekse diğer operasyonlarla ilgili Türkiye’nin menfaati ne gerektiriyorsa masada o konuşulacaktır ve istişareler yapılacaktır. Yunanistan’ın Türkiye ile ilgili tarihi çok açık. Yunanistan’ın Türkiye ile ilgili yaşamış olduğu hadiseleri bir daha okurlarsa Türkiye’ye fazla ilişmeyeceklerdir. Türkiye o konuda gerekli tedbirlerini de alıyor. Kendisine yakışan tavrını sürdürüyor.”

Gül, bir gazetecinin Gaziantepspor’un durumuna ilişkin sorusu üzerine de Gaziantepspor’a ve Anadolu takımlarına yanlış hakem kararları verildiğini gördüklerini belirterek, son haftalarda daha iyi sonuçlar alınacağını umut ettiklerini kaydetti.

GGC Başkanı İbrahim Ay da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, cemiyetin gazeteciler için TOKİ iş birliğinde yaptırdığı konutlar için verdiği destekten dolayı Gül’e teşekkürlerini iletti.

Toplantıya, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Mehmet Erdoğan, Nejat Koçer, Abdülkadir Yüksel, Ahmet Uzer ile AK Parti İl Başkanı Eyüp Özkeçeçi de katıldı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın.
Buraya adınızı yazın